Trader’lar İçin Testere Dönemlerinin Laneti

Herkese selam dostlar.

Borsa İstanbul’un şu aralar 3 gün yukarı, 3 gün aşağı gitmesi, 3 günde kazanılan paraların 1-2 günde geri verilmesi, yukarı gider gibi yapıp aşağı dönmesi, aşağı döner gibi yapıp yukarı gitmesi herkesi iyice baydı, biliyorum.

Ancak “testere” diye tabir ettiğimiz “yönsüz” ve “trendsiz” piyasaların doğası biraz da budur.

Bıktırılabilecek en fazla kişi bıktırılır, batırılabilecek en fazla kasa batırılır, küstürülebilecek en fazla kişi küstürülür. Terste kalabilecek en kalabalık ekip bir sepete toplandığında ise, o sepet ters çevrilir, herkes canhıraş birbirini ezerken, trend başlar.

Merak etmeyin, ralli mutlaka başlayacak, ancak sadece ralliye hazır olanlar para kazanacak bu ralliden. Yani, testere dönemlerinin lanetleriyle en iyi savaşabilen, psikolojisini ve kasasını en iyi koruyan, dışarıda tek bir head-shot için tetikte bekleyen kazanacak zamanı gelince.

Ancak bu kişilerin sayısı çok az olacak. Yüzyıl önce de azdı, şu an da az. Çünkü işin doğası gereği, içeridekilerin çok büyük bir kısmıyla, kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyor. Dürtüsel işlemler yaptırıyor, duygusal manipülasyonla hatalı kararlar aldırıyor.

Halbuki, bizim, piyasa istediği zaman değil de, biz, kendimiz, bir plan ve fiyat hareketi dahilinde istediğimizde girmemiz gerekiyor işleme. Piyasa istediği zaman girersek, dürtüsel işlem yapmış oluyoruz. bir plan dahilinde girersek, ehliyetli girmiş oluyoruz.

Ha, her şeye rağmen yanılabilir miyiz? pek tabi, bu işin doğasında kaybetmek vardır. ama bizim “iyi kaybetmemiz” gerekiyor. iyi derken, zararsız, ders alarak, kontrollü başarısızlıklarla kaybetmemiz gerekiyor, kırıp dökmeden kaybetmemiz gerekiyor.

winning more by losing less hikayesi yani.

Eğer bu işi profesyonel bir meslek olarak almak ve bu meslek üzerinden iyi para kazanmak istiyorsak, tüm “bias”lardan, tüm “önyargılardan”, tüm “yönelimlerden” sıyrılmamız gerekiyor.

“be water” mottosu gibi. Her kaba girebiliyor, her şekle bürünebiliyor olmamız gerekiyor. Sürekli “uçacağız kaçacağız” demek en az sürekli “batacağız biteceğiz” demek kadar yanlıştır.

Yeri gelince uçacağız ve hatta en önde uçacağız, yeri gelince batacaklar ama bizden uzakta batacaklar.

Unutmayın, biz ne herhangi bir pozisyonda sıkışırız, ne herhangi bir zararı sineye çekmek zorunda kalırız, ne “maliyetime gelsin de satayım” diyenlerden oluruz, ne de “allahım lütfen yükselsin artık” diye dua edenlerden oluruz.

Biz pozisyona girmeden önce riskimizi biliriz, “bu iş yanlış giderse 10.000tl kaybedeceğim, doğru giderse 30.000tl kazanacağım” deriz, paramızı bu eğitimli tahmine ona göre yatırırız. olmazsa da gerçekten 10.000tl’yi piyasaya hizmet bedeli olarak bırakır, çıkarız.

Psikolojimiz de buna adaptedir, sınırını bilir, bizi korur.

Nereye kadar büyüyeceği belli olmayan bir zararda sıkışıp kalmak profesyonel trader kimliğimize uygun bir özellik değildir.

10 birimin riske edildiği ve her take profitte 30 birimin ödül olarak alındığı sistemde risk-ödül rasyosu 3’tür Riske edilen her 1 birimde, 3 birim alırsın. Böyle bir sistemde, 100 işlemin ortalama 30’u o 3 birim ödüle ulaşsa, sistem artıdadır. bu “buy&hold” değil, matematiktir.

Son olarak uyarmam lazım, Bu anlattığım süreçlerin kolay olduğunu söylemiyorum ancak ödülü bu kadar büyük olan hangi şey bu kadar kolay ki zaten?

Çalışmaya ve gelişmeye ne kadar erken başlarsanız, yolculuk o kadar kısa sürer.

Testere dönemlerinin lanetlerinin sizi bulmaması dileğiyle 🙂

Kendinize iyi bakınız.

Print Friendly, PDF & Email
Yazılarımı Aşağıdaki Butonları Kullanarak Arkadaşlarınızla Paylaşabilirsiniz:

Yazar: Borsanın İzinden

Diğer Yazıları

One Comment on “Trader’lar İçin Testere Dönemlerinin Laneti”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir