Zehirli Ok: Geçmişin En İyi Senaryosuyla Kendi Performansınızı Karşılaştırmak

Herkese merhaba. Trade psikolojisi yazılarımıza devam edelim. Bu yazıyı yazma fikri, Atölye’deki ilk eğitimimizin telegram grubunda dostlarla sohbet ederken geldi aklıma. Aşağıda paylaştığım karşılaştırma tablosunu bir arkadaşımız paylaşmış. Bu tabloların masum olmadığını uzun zamandır düşünüyordum, üzerine bir yazı yazmak da farz oldu.

Şimdi, bu tarz tablolara hepimiz az çok aşinayızdır. Zaman zaman bu tarz karşılaştırmalı tablolar görürüz, “vay be, parayı şuna yatırsaymışım bu kadar para kazanacakmışım, ben de onu al, bunu sat, onu al, bunu sat debelenip durdum” der, dertleniriz.

Çünkü, şu an bulunduğumuz yerden geriye bakınca, tüm fiyat hareketleri zaten oluştuğu için, hangi enstrüman ne kadar yükselmiş, hangisi ne kadar kazanç sağlamış, hangisi ne kadar düşmüş tek bir tıkla önümüzdedir. Geçmişte oluşmaya başlamış ve şu an tamamlanmış senaryolardan karşılaştırmalı olarak en iyisini seçip bir iki süslü tablo yapıp ortamlara salınca da bol bol RT, FAV ve paylaşım garantilidir. İşte yukarıda mesela parasını 1 Ocak’ta Dogecoin’e yatıran 85 kat kazanmış.

Ha keza, Chiliz 33 kat kazandırmış. Ancak mesela dolar’a yatırdıysan, kafa kafayasın, hiç kazanamamışsın. Borsa listede bile yok çünkü eksi. Gördüğünüz gibi, tek bir enstrümanı “kafa kafaya” olarak çıpalayıp, dogecoin gibi istisnai örneklerden yürünmüş, kontrastın artması için.

Belki bazılarınız bilir, “cherry-picking” diye bir tanım vardır. Çoğu araştırmada, araştırmayı anlatanlar ve savunanlar tarafından, hep olası en iyi senaryo ve olası en iyi olasılık seçilir ve mevzu o şekilde anlatılmaya çalışılır. Yani, bir kiraz tabağında eliniz önce en iyi kirazlara gider. Veya çerez tabağında önce Antep fıstıkları biter. Leblebiler en sona kalır. Leblebilerin bile en iyileri önce yenir. Eğer çerez tabağında 3-4 leblebi kalmışsa, şekil olarak en bozukları, en deformeleri onlardır.

Neden? Çünkü biz insanlar olarak bir “pozitif beklentiyle” yaşıyoruz bu hayatı. Her sabah kalktığımızda bir mücadeleye koyulmamız gerekiyor, eve ekmek getirmemiz, aileyi geçindirmemiz, daha iyi kazanmamız, daha iyi beslenmemiz, daha güçlü olmamız gerekiyor. Bu yüzyılların evrimi sonucu bizim üstümüze yapışan bir “survival” modu. Dolayısıyla her zaman önce en iyisinden tüketmeye, önce en iyisinden düşünmeye, önce en iyisinden kurgulamaya çalışıyoruz hayatı.

Daha iyisi için umut ediyoruz bir kere, en dibinde, bundan daha net bir “pozitif beklenti” olabilir mi? Peki bu yanlış bir şey mi? Kesinlikle değil. En azından hayatın genel anlamında %90’ı için hiç yanlış değil. Daha iyiyi tüketmeli, daha iyi kazanmalı, daha güçlü olmalıyız.

Ancak iş teknik analize, daha doğrusu bu piyasada para kazanmaya gelince, bu tarz cherry picking’ler pek çoğunuza aslında ilk başta çok farkına varamadığınız bazı psikolojik yükler bindiriyor. En basitinden FOMO’ya kapılıyor, kendinizi başarısız zannediyor, zayıflıyorsunuz. “bak dogecoin alsaymışım şimdi zenginmişim” diyorsunuz. Ya da “chiliz’i al, yat üstüne, bekle, bu ne kadar zor olabilir ki?” deyip kendinizi göreceli beceriksiz ilan ediyorsunuz. Yaptığınız eforu boşa düşürüyor, çabalarınızı değersizleştiriyorsunuz

Sanki siz para kazanamadınız da, sizin dışında dünya üzerinde yaşayan 5 milyar 999 milyon 999 bin 999 kişi, TAM DA 1 OCAK’ta, dogecoin aldı ve herkes parasını 85’e katladı. Halbuki mesela bu dogecoin karşılaştırmasını 16 Nisan’dan yapın. Şöyle bir manzara çıkacak. 16 Nisan dogecoin’in tam tepe yaptığı nokta. O gün oradan alan milyonlarca insan yok mu bu coini? Var. Şu an çoğu zararda mı? Zararda. O zaman 16 Nisan’dan bugüne kar zarar hesaplasan, paran yarıya inmiş oluyor. Peki biz neyi görüyoruz?

Dogecoin’in 85’e katladığını. Veya, 1 Ocak’ta başka bir coin alıp yine pozitif beklentiyle tutanlar belki şu an battı, intihar etti, çaresiz. Bunu nereden bilebilirsiniz? Bilemezsiniz. Çünkü önünüze sadece olası biten senaryolar içerisindeki en iyi sonuçlar kondu. Daha önce bir tweet atmıştım bununla ilgili, gerçekleşen senaryolardan en iyiyi seçip “keşke böyle yapsaymışım” demek kadar saçma bir şey olamaz. O zaman ben de geçmişe gidip yılbaşı bileti alabilirdim, nasıl olsa büyük ikramiyenin çıktığı rakamları biliyorum.

Böyle bir şey olabilir mi? Tabi ki olamaz. Dolayısıyla, 1 Ocak’ta dogecoin alıp bekleten ve şu an parasını 85’e katlayanların sayısı, tüm olası senaryolar içerisinde belki Binde 1 bile değil. Üstelik bu cherry picking olayı tüm olası AKSİ senaryoları da perdeliyor. Aynı zaman dilimi içerisinde batan, kasasını bitiren, bundan dolayı evliliği biten, sevgilisinden ayrılan, işini bırakan, evinden ayrılan onlarca insan var. Onlara baksan şu an göreceli olarak çok daha iyi yerdesin. Ancak onlara bakmıyorsun çünkü bunlar hiç konuşulmuyor.

Velhasılı, bu tarz karşılaştırmalı tablolar sizin çabanızı boşa düşürür, sizi zayıflatır, FOMO’ya kapılır saçma hareketler yaparsınız, kendinizi değersizleştirir ve beceriksiz hissedersiniz. Bununla mücadelenin iki yolu vardır: Ya bu “geçmişe gidip en iyi olasılığı seçme” hikayesinin aslında bir “etkileşim avından” başka bir şey olmadığını anlayacak kadar kendinizi geliştireceksiniz ya da bunlara hiç bakmayacaksınız. Ha, eğer kendinizi geliştirdiyseniz, bunun geyiğini yapalım, gülelim eğlenelim 🙂

Ancak bunun olasılıklar dahilinde olmadığını ya da en azından çok çok düşük bir olasılık olduğunu bilerek. 1 Ocak’da dogecoin alan 1 milyon kişi varsa, en az yarısı ilk yükselişte sattı, kalanın yarısı ilk kırmızı mumda sattı, kalanın yarısı 2 kat olunca sattı vesaire. Böyle böyle parasını dogecoin’den 85’e katlayan dünya üzerinde belki 10-15 kişi kaldı. Bu rakam böyle bir evrende konuşmaya bile değmez. Ben bu tablolara bakmayın demiyorum, hobi olarak yine bakın, ama bunlardan etkilenmediğinizden emin olmak istiyorum.

Bu zincirin de asli amacı budur dostlar. At gözlüğünüzü takın, tek rakibinizin excel’de tuttuğunuz bir önceki ayın Kar-Zarar tablosu olduğunu unutmayın, bu kararlılığınıza ve başarı isteğinize, azminize en ufak bir müdahaleye bile izin vermeyin. Önünüze bakın, önünüzden yiyin. Sakın pes etmeyin, mücadeleye devam edin, bir zaman gelecek, 5.000 parçalık puzzle’ın son parçasını koymuş gibi olacaksınız ve “işte şimdi oldu” diyeceksiniz. Ancak sadece düşünce geri kalkanlar orada olacak, gerisi fasa fiso. Herkese iyi akşamlar.

Print Friendly, PDF & Email
Yazılarımı Aşağıdaki Butonları Kullanarak Arkadaşlarınızla Paylaşabilirsiniz:

Yazar: Borsanın İzinden

Diğer Yazıları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir