Trading’de Analysis Paralysis, Yani Bir Nevi: “Fazla Kurcalama, Bozarsın” Hadisesi

Herkese selam. Uzun zamandır bilgilendirici zincirlere ara vermiştim, İşler biraz karışıktı bu tarafta. Şimdilerde normale döndük, tren rayına girdi. O zaman başlayalım. Bugünkü konumuz: “analysis paralysis”. Yani, kaba tabiriyle : “fazla kurcalama, bozarsın”. Hadi bakalım, buyursunlar.

Analysis Paralysis, sadece teknik analiz değil, analiz gerektiren her türlü konu başlığında sıkça görebileceğiniz bir terim. Türkçesi: “analiz felci”. Basitçe: karar verme mekanizmasının, normalin de üstünde aşırı GİRDİ ile bir şekilde paralize olması, felç geçirmesi demek. Biz teknik analistler, belki de diğer tüm teknik mesleklerden ve yetkinliklerden daha fazla meyilliyiz bu hataya. Çünkü elimizin altında her an ulaşabileceğimiz onlarca farklı bakış açısı var. Bu bakış açıları da bize sürekli mekanik girdiler yaratıyor.

RSI’ı açıyorsun ekliyorsun grafiğe, yetmiyor, 15dk.’lık zaman dilimlerinde bakıyorsun bir de hisseye, o da yetmiyor Ichimoku ekliyorsun, yetmiyor Bollinger ekliyorsun, o da yetmiyor Heikin Ashi bakıyorsun, yetmiyor Renkoya geçiyorsun vesaire. Dolayısıyla, kendi elinizle neredeyse binlerce girdiyle analiz edebilme imkanınız var bir hisseyi. Böylece, normalde akışında giden herhangi bir hissenin bile önüne, farklı bakış açılarıyla set örüp duvar çekebiliyoruz.

İlk başta harika bir imkan gibi gelen bu “analiz araçlarına kolay ulaşım”, zaman geçtikçe bize çok büyük zararlar veriyor çünkü over-analyze mevzusuna kapı açıyor. Over Analyze, yine basit olarak, “aşırı analiz” demek. Bir manzaraya binlerce farklı pencereden bakma olayı. Kendi bahçenize 8. Kattaki bir pencereden bakınca kelebekler, güzel çiçekler, harika bir yürüyüş yolu görürken,  1. Kattaki pencerede sadece ağaçların gövdelerini görebilirsiniz. 3. Kattaki manzara daha beterdir, ağaçların dallarından hiçbir şey gözükmez.

Halbuki, 8. Kattaki manzaraya bir sandalye çekseniz, sıcak bir çay ve fırından yeni çıkmış bir un kurabiyesiyle keyif yapsanız, harika dakikalar biriktirecekken, merakınıza yenilip her katın penceresinden bakma hastalığına tutuluyorsunuz. Böylece hem zaman kaybediyor hem de net görüş açınızı kendi ellerinizle bulanık hale getiriyorsunuz. Bu sizin hem karar verme mekanizmanızı sıkıntılı hale getiriyor, hem de eğer karar verdiyseniz, bu kararın aksiyonunu istikrarlı bir şekilde sürdüremez hale geliyorsunuz.

Psikologlara göre bu “analysis paralysis” sıkıntısının altında bir çeşit tedirginlik, bir çeşit endişe yatıyor. Yanlış karar verme ve sonuçlarına katlanma endişesi, yanlış karar vermenin tedirginliği. Tabi, bu teknik analiz disiplininde, sonuçları çok daha sıkıntılı bir süreç. Burada, yaptığınız yanlış bir analizin ters hareketi size maddi ve manevi çok ciddi zararlar verebiliyor. Özellikle position sizing, risk management, kasa yönetimi gibi diğer disiplinleri göz ardı ederseniz, hasar çok daha fazla büyüyor.

Peki, bu “analysis paralysis” olayının çözümü nerede? Çözümü tabi ki sadelikte. Olabilecek en sade şekilde ve olabilecek en az soruyu sorarak ilerlemeniz gerekiyor analiz ederken. Mesela “tek bir zaman dilimi” kuralı koymanız lazım. “sadece günlük bakacağım” demeniz gerek. Ya da, “gün içi işlem yapmayacağım, dolayısıyla gün içi analiz de yapmayacağım” demeniz gerekiyor. Böylece 1 günlük altı zaman diliminin analiz opsiyonları masanızda bile olmayacak. Bir başka önerim: indikatör kullanmamanız gerekiyor.

Çünkü indikatör dünyası derya deniz, sadece tradingview’in açık kütüphanesinde şu an onbinlerce indikatör var. Biri al diyor, diğeri sat diyor. Biri aşırı alımda, diğeri PU gösteriyor. Böylece, net bir analiz yapma imkanınız kalmıyor çünkü girdiler tutarsız. Buna hemen grafikli bir örnek verelim mesela. Şimdiden adını altın harflerle “sürdüğümüz sağlam trendler” listesine ekleten TOASO’nun üzerinden gidelim. Aşağıda gördüğünüz ve sarı bir dikdörtgenle işaretlediğim trendi neredeyse en başından beri sürüyoruz:

Mesela, buna saatlik baktığımızda bir yükselen takoz vardı. Hatta ben de sanırım bunu görüp paylaştım ve gün içi takip edenler bu takozun kırılımında stop olabilir yazdım. Halbuki hisse, burayı aşağı doğru kırdığında bile devam etti trendine, buyrun:

Yine TOASO’dan başka bir örnek. Trend mis gibi devam ederken, muhtemelen RSI’daki bu aşağıda gösterdiğim NU’dan dolayı yüzlerce kişi bu trendden indi. Ne yapmış oldu, RSI’yı bu sefer bir analiz girdisi olarak kullandı, onun verdiği datayla karar almış oldu.

Bunun gibi onlarca örnek verilebilir, kimisi RSI’dan düşüyor, kimisi takozdan, kimisi Stochastic’ten, kimisi Bollinger Band’dan, kimisi düşmek için bildiğin kasıtlı zaman dilimi arıyor hatta, bir alt zaman dilimine geçiyor ve “çıkmak için bahane” aramaya başlıyor. Kısacası, eğer bir kağıttan çıkmak isterseniz, binlerce neden bulabilirsiniz. Psikolojiniz de, sizin bu isteğinize (satıp karı kilitlemek, güvende hissetmek) sağlam gerekçeler bulabilmek için anında sizi programlamaya başlar.

Oradan başka bir data bulur getirir, buradan başka bir şey bulur getirir. Siz de arıyorsunuz zaten, yani çok da zorlanmaz, kararınızı verir çıkarsınız kağıttan. Aynı şekilde, bir hisseye girmek için de bu geçerlidir. “aman kaçtı, her şey uçtu gitti, geç kalmayayım” deyip FOMO’ya kapıldığınız an, bir sürü analiz yapar, eninde sonunda birinden bir “al sinyali” üretir girersiniz. Halbuki onlarca analiz girdisiyle görüş açınızı bulanıklaştırırsınız. Sağlıklı karar veremezsiniz.

Simplicity is the ultimate sophistication demişler. Tüm bu badirelerden ve sıkıntılardan sıyrılmanızı tek yolu sadeliktir. Bir sistem olabilecek en az soruyla beslenmelidir. Çoğu zaman tek çizgiyle analiz yapıyoruz, neden? Çünkü girebilmek sorun değil, hareket başladıktan sonra giriş yapılır, olay sürebilmekte. Siz basit bir süreç olan “hisseye girebilmeyi”, overanalyze yaparak boğuyorsunuz, karar mekanizmanızı felce uğratıyorsunuz.

Yapmayın. İşi basit tutmaya çalışın dostlar, karmaşıklaştırmayın. Sitemizdeki diğer tüm yazılarımızı okumanızı öneririm. Orada sadelikle ilgili bol bol ipucu var. Herkese bol kazançlar, güzel haftalar diliyorum. Selamlar dostlar.

Print Friendly, PDF & Email
Yazılarımı Aşağıdaki Butonları Kullanarak Arkadaşlarınızla Paylaşabilirsiniz:

Yazar: Borsanın İzinden

Diğer Yazıları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir