Neden Swing Trade, Uzun Vadede Hepimizin Buluşma Noktası Olacak?

Dostlar, merhabalar. Twitter’da beni takip ediyorsanız, görmüşsünüzdür, bugün itibariyle (06 Mayıs 2020) elimde tuttuğum son iki kağıdı da satıp, portföyü kapattım. Böylece borsanın dipten dönüş sinyaliyle 1 ay önce açtığım pozisyonlarımdan %45’e yakın kazanç sağladım. Yani, çok çok iyi bir dalga yakaladım. Zaten, Swing Trade tanımı itibariyle iyi bir dalga yakalayıp dalgadan düşmeden, tutuna tutuna, sonuna kadar bu işi yönetmektir. Eh, o zaman başarılı bir trade oldu diyebiliriz. Kim kime 1 ayda %45 para kazandırır ki?

Üstelik bunu yaparken sadece kapanışlara odaklandım, ekran başında çok az zaman harcadım, çocuğumla parka gittim, müzik dinledim, kitap okudum, keyif yaptım. Trade tipleri içerisinde size bunu en kolay yaptıracak şey Swing Trade’dir. Ben de, tüm trade tiplerini tecrübe ederek, en iyi sistemin bu olduğuna kanaat getirmiştim biliyorsunuz. Hatta “NEDEN SWING TRADER OLDUM” adı altında da bir yazı paylaşmıştım. Başlığa tıklayarak okuyabilirsiniz. , Şimdi size başka bir konuda yazacağım. Konu başlığından anlayacağınız üzere, konumuz neden herkesin trade işinde olgunlaştıkça Swing Trade’e doğru kayacağı. Biraz bodoslama, biraz akışına, biraz doğaçlama olacak, o yüzden sürç-i lisan edersem affola. Başlayalım.

Biliyorsunuz, bu piyasada (kripto hariç) girmediğim çıkmaz sokak kalmadı. Her şeyi denedim. Sonra fark ettim ki çözüm dışarıdaki bu tekniklerden ziyade, içeride, insanın içinde. Kendi hikayeme baktım. Kendimi tanımaya çalıştım. Trade benim için aslında içe doğru bir yolculuk oldu. Trade ederek para kazanma tutkum olmasa, emin olun kendimi bu kadar iyi tanımazdım. Kendi kişisel aydınlanmamı trade sayesinde yaptım desem yeridir. Çünkü bir yerden sonra artık anlıyorsunuz ki, eğer kendi içinizdeki problemleri çözmezseniz, kendinizi tanımazsanız bu piyasada başarılı olmanızın imkanı yok. Eğer eşinizle kavgalıysanız, evde mutsuzsanız, işten keyif almıyorsanız, başka sorunlarınız varsa, evden kavgalı çıkıp bilgisayar başında trade’de para kazanmak istiyorsanız, çok zor. Çünkü aklınız hep orada. Sinirlisiniz, streslisiniz, sorunlusunuz. Hep diyorum, önce iç huzur, sonra başarı. Bu çok net.

İnsan zaten olgunlaştıkça, yaşlandıkça, yaş aldıkça daha sakin, daha huzurlu, rutinleri belli olan, maceraya daha az açık, daha kapalı bir hayat istiyor. Yeni arkadaşlıklar zor geliyor, bilindik, tanıdık yüzler sizi daha rahat hissettiriyor. Hayatın her alanında bu böyledir. 20’li yaşlarımda 5 tane iş değiştirdim. Şimdi ise iş aramak, yeni işe girmek, mülakatlar, yeni ortam, yeni iş öğrenmek zor geliyor. Huzuru bulduğum şirkette çalışmak istiyorum. Neden? Çünkü olgunlaşıyorum. Hayatımı kontrollü bir şekilde küçültüyorum. Huzurlanmak istiyorum.

İşte Day Trading’i de ben az çok böyle görüyorum. Bu piyasaya giren her delikanlı trader hızlı başlar. Scalp yapar, 2-3 kademeye oynar, onu kapatır, bunu açar, Day Trade ede ede sürekli grafik günceller, kısa yoldan zengin olacağını düşünür. Yeni bir mecradır, sonsuz para barındıran büyük bir fırsattır. Tabi sonra gerçeklerle yüzleşir. Ya para kaybeder, ya da para kazanırken tüm gün bilgisayar başında harcadığı saatleri sorgular, stresini, paniğini sorgular, çocuğundan çaldığı zamanı sorgular vesaire.

Bu işte de olgunlaştıkça, artık Day Trader’lığın, Scalper’lığın esasen modern zaman zombiliğinden başka bir şey olmadığını keşfeder. Bu sürdürülebilir bir şey değildir. Yorucudur, streslidir, karşılığında kazandığın para çoğu zaman tatmin etmez. Trader, bunları düşünerek bu süreçte olgunlaşır. Daha basit sistemler, daha sade grafiklere evrilir. Daha az sinyalle daha başarılı trade etmeyi hedefler. Daha az çizgi çizer grafiğine, daha az indikatör kullanır. Bunların hepsi bir trader’ın olgunlaşma emareleridir.

Çok basit bir gözlem yapın Twitter borsa camiasında. Ekranını onlarca indikatörle, onlarca sinyalle, onlarca osilatörle, çizgiyle doldurup size bu grafikleri “uzay bilimi” gibi satmaya çalışan höstadlara bakın. Çoğu egoludur. Çoğu kendiyle ve dışarıyla savaştadır. Çoğuna bir şey dediğiniz an engeli yersiniz. Çoğu çok bilmiştir. Neden? Çünkü çoğu daha çocuktur. Çoğu olgunlaşmamıştır. Çoğu bu yolculuğu adam gibi yürümemiştir. Çoğu para kazanamaz, çoğu işlem bile yapmaz. Size teknik analizi değil kendini satar. Peki, bir höstadın çalıştığı grafikteki çizgilerin, indikatör sayısılarının, karışık sinyallerin fazlalığıyla, o höstadın olgunluğu, karakterinin düzgünlüğü ters orantılıdır diyebilir miyiz? Çok aşırı bir genelleme olabilir ama, çoğu genelleme gibi yüksek oranda doğrudur.

Çünkü teknik analizi öğrendikçe sadeliği, basitliği de keşfedersiniz. Aslında çok zor bir şey değildir teknik analiz. Zor olan şey trade psikolojisidir. O psikolojinizi kaya gibi sağlam tutabilmenizdir. Yoksa, herkes aynı yere çizgi çekiyor, ama kazananlar sadece %20.

Özetle, trade, işi ciddiye alanlar için bir yolculuktur. Yolculuğun içinde kendini bulma, olgunlaşma, gelişme ve sonucunda sadeleşme, kabuğuna çekilme, daha az sinyalle daha başarılı trade etme hikayeleri vardır. Bu piyasaya ilk girenin day trade’e saldırması normaldir ama Piyasada geliştikçe, yolu yürüdükçe de çektiğiniz çizgilerin azalması, daha basit ve sade grafikler çizmeniz de normaldir. Yani, bu ne demek? Toparlıyorum. Eğer bu yolda yeterince, pes etmeden yürürseniz, olgunlaşacaksınız. Daha az şeyin yettiğini anlayacaksınız.

Nasıl ergenlikte sevgili değiştirmeyle övünür bir insan da, sonra tek kişiye aşık olur evlenir. Nasıl 20’li yaşlarda sürekli iş değiştirir de, 30’lu 40’lı yaşlarda durulur, nasıl eskiden çok arkadaşın varken, olgunlaştıkça “az olsun, benim olsun” der bir insan? İşte aynı böyle, trade yolculuğunda yürüdükçe sadeleşeceksiniz. Daha az işlemle daha çok kazanacaksınız. Zamanınız değerli olacak. Portföyünüz arka planda size para kazandırırken sahilde yürüyüş yapacak, çocuğunuzla parkta oynayacak, arkadaşlarınızla sohbet edeceksiniz. Ancak, bu hemen olmayacak. Çünkü dedim ya, sizi uçurumun kenarına getirsem, “bak buradan atlarsan ayağın kırılır” desem, siz yine de o uçurumdan düşüp ayağınızı kırmadan anlamazsınız. Dolayısıyla, bu uçurumdan düşülecek. Ayaklar kırılacak. Kafalar şişecek.

Çok az kişi “day trader’lık bana göre, seviyorum bu heyecanlı yaşamı” diyecek. Çoğunluk ise “bu nedir abi, zombi miyim ben, böyle bir trade hayatı istemiyorum” deyip, şu an benim olduğum yere gelecek. Ya para kaybederek, ya tecrübe kazanarak. Bundan kaçamazsınız. Ben çoğunuzdan şanslı olarak, tüm uçurumlardan uçtum, ayakları kırdım, kollarım kanadı, para kaybettim, para kazandım, battım, çıktım, şu an bulunduğum yerde, sizleri bekliyorum. Gelenle kucaklaşırım. Yolculuk iyidir, yürümeye devam dostlar. Seviyorum sizi, selamlar 🙂

Not: Destek olmak istiyorsanız toz almayı unutmayın dostlar. Ayrıca aşağıdaki sosyal medya butonlarından yazılarımı Twitter ve Facebook arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz.

Print Friendly, PDF & Email
Yazılarımı Aşağıdaki Butonları Kullanarak Arkadaşlarınızla Paylaşabilirsiniz:

Yazar: Borsanın İzinden

Diğer Yazıları

6 Comments on “Neden Swing Trade, Uzun Vadede Hepimizin Buluşma Noktası Olacak?”

  1. Kolaya kaçmak mı sanmıyorum ama Mark Douglas ı okuduktan sonra dedim ki abi bu ne yok daha neler ben Swing Trader olana kadar da bu işte çok strese giricem çünkü indikatör öğrenilir matematik öğrenilir de psikolojiyi öğrenmek için kaybetmek üzgün hissetmek toparlanmak ve hata yapmak gerekir. Ne derler bilirsin uzmanlık olası tüm hataları yapmaktır. E ben de dedim bu işin madem %60ı 70i psikoloji bende bu %60ı çıkartayım bu psikolojiyi öğrenene yıpranana kadar oturayım da kodlama öğreneyim indikatörleri teknik analizi çok iyi öğreneyim kendi algoritmik robotumu yapayım ama altını çiziyorum kendi algoritmik robotu mu bana göre insiyatif her zaman senin elinde olmalı başkasının taktiği başkasının tecrübesiyle bu iş yürümez o yüzden şu sıralar kodlamaya giriştim borsaya ilk başlarken ki halimi düşünüyorum da ulan kısa yoldan zengin olurum diye girdim şimdi borsayı bırak direk kodlama öğreniyorum ileride de belki algoritmalar işe yaramayacak daha farklı alana kayıcam garip ama doğru yolda olduğumu düşünüyorum hayatta neyin ne getireceği belli olmuyor

    1. Arif Bey merhabalar bende kodlama öğrenmek istiyorum başlangıç ve kaynak konusunda tavsiyeleriniz olur mu acaba ?

  2. O kadar güzel yazmışsın ki ibrahim hocam, bugün larry hite, ed seykota ve büyük trend takipçilerini çağırıp sorsak ne eksik ne fazla bunları onaylayacaktır.

    Bu yazılar kitap olur benden söylemesi 🙂

  3. bu yazınızda demişsiniz:
    “Çok basit bir gözlem yapın Twitter borsa camiasında. Ekranını onlarca indikatörle, onlarca sinyalle, onlarca osilatörle, çizgiyle doldurup size bu grafikleri “uzay bilimi” gibi satmaya çalışan höstadlara bakın. Çoğu egoludur. Çoğu kendiyle ve dışarıyla savaştadır. Çoğuna bir şey dediğiniz an engeli yersiniz. Çoğu çok bilmiştir. Neden? Çünkü çoğu daha çocuktur. Çoğu olgunlaşmamıştır. Çoğu bu yolculuğu adam gibi yürümemiştir. Çoğu para kazanamaz, çoğu işlem bile yapmaz. Size teknik analizi değil kendini satar. Peki, bir höstadın çalıştığı grafikteki çizgilerin, indikatör sayısılarının, karışık sinyallerin fazlalığıyla, o höstadın olgunluğu, karakterinin düzgünlüğü ters orantılıdır diyebilir miyiz? Çok aşırı bir genelleme olabilir ama, çoğu genelleme gibi yüksek oranda doğrudur.”
    aynı şekilde sizde beni engellemiştiniz. Oysaki ben size grafik öğrenmek istiyorum. Bana yardımcı olun demiştim. Kendiniz ile çelişmiyor musunuz ?

    1. Ben İbrahim Bey’in grafik öğrenmek istiyorum diyen birini engellemiş olacağını hiç zannetmiyorum. Edepsizlik ve hakaret veya aşağılama olmadığı sürece kimseyi engellemez.

      1. Kendisi beni hatırlar mı bilmiyorum. Ama ben kendisine hiç hakaret etmedim. Saygısızlıkta yapmadım. Sadece kendisine hisse grafiklerimi inceleyin. Bana bir hisse senedi söyleyin ben onu inceleyeyim ve grafiğini size atayım dedim. Bu yazdıklarımda hakaret vs durumlar var mı?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir