Akıllı Para Neden Akıllı, Retail Trader Neden Aptal?

%title

Herkese merhaba. Uzun zamandır bilgilendirici zincirler yapamıyordum. Kolları sıvayıp başlayayım dedim. Bu zincirde size, Smart Money dediğimiz akıllı paranın, ortalama bir retail trader’ın cebindeki parayı her defasında nasıl başarıyla alabildiğini anlatacağım, buyrunuz, çayınız kahveniz hazırsa başlayalım.

Öncelikle belirteyim, zincirde kullandığım “toptancı-perakendeci” analojisi, Anna Coulling’in “Volume Price Analysis” kitabından alıntıdır. Bu kitabı tavsiye ederim. Price Action ve Hacim ilişkisini “market-maker”, yani “akıllı para” tarafından harika bir şekilde anlatıyor. Kitabın kapağı aşağıda:

Akıllı Para ile ilgili bir kitap tavsiyesi - Anna Coulling
Akıllı Para ile ilgili bir kitap tavsiyesi – Anna Coulling

Başlamadan önce biraz kelimeleri masaya yatıralım. Akıllı Para kimdir mesela? Ondan bahsedelim. Akıllı Para, en basit tanımıyla, finansal ürünleri toptan fiyatına bizden alan, perakende fiyatına bize satan ve bu şekliyle sürekli para kazanabilen, ayrıca bu döngünün sürekli devam edebilmesi için ortamı hazırlayan yapıdır. Akıllı Para, ortalama bir trader/investor’dan çok daha büyük olanaklara sahiptir ve işe yarar bilgiye bizden çok daha kolay ve önce ulaşır. Bu olanakları ve bilgiyi kendi lehine sistemli ve disiplinli şekilde kullanır, döngü yaratır.

Manipülasyon yaratabilecek kaynaklara-kontaktlara sahiptir. Yeri gelir bir aracı kuruma bir rapor sipariş eder, yeri gelir bir tv kanalına bir şirketi övdürür-kötületir. Yeri gelir medya gücüyle Bitcoin’i hypelar, yeri gelir farklı kanallardan başka bir ürünü dumplar. En önemlisi de, Akıllı para, tahta yapabilecek veya fiyatı hareket ettirebilecek paraya sahiptir. Bunlar genelde büyük kurumların trading deskleri, emeklilik fonları, kurumsal yatırımcılar, bankalar, fon yöneticileri, balinalar ve bazen merkez bankalarıdır.

Bunların işi en basit anlamıyla ticarettir. Al sat yaparlar, kimisi gün içi üstün teknolojili HFT (high frequency trading) robotları kullanır, kimisi algolarla çalışır, kimisi kısa-orta vade değer yatırımı yapar vesaire. Her tarzda al-sat yapan örnekleri vardır.

Biraz da Retail Trader’dan bahsedelim. Retail Trader, aslında bizim Türkçedeki tabiriyle “küçük yatırımcı/trader”dır. Direkt olarak Perakende Trader olarak bahsetmek kulağa pek hoş gelmiyor, o yüzden zincirde küçük yatırımcı olarak bahsedeceğim Retail Trader’dan. Küçük Yatırımcı/Küçük Trader, daha düşük bir bütçeyle, daha çok duygu-tabanlı trade eden, hızlı zengin olma hayalleri olan, çoğu zaman gerçeklikten kopuk, belli bir sistemi olmayan, disiplin konusunda çok zayıf kişilerdir. Yani sen, ben, bizler, diğerleri.

Piyasadaki savaş genelde Akıllı Para ve Küçük Yatırımcı/Trader arasında geçer. Burada güçlü tarafın kim olduğu net olduğu için, kazanan taraf da çoğu zaman akıllı paradır. Çünkü, yukarıda dediğim gibi, akıllı para bu işe tam olarak bir ticaret gibi, bir işletme gibi bakar. Sizin de o şekilde BAKMAMANIZ İÇİN elindeki tüm olanaklarla sizin duygularınızı ön plana çıkartmaya, duygusal kararlar almanızı sağlamaya çalışır.

Akıllı Paranın çeşitli KPI’ları, kriterleri, hedefleri vardır. Trade’lerini takip eder, aylık-3 aylık-6 aylık-yıllık şekilde performanslarını ölçer, hataları tespit eder ve çözer, gelişim alanlarını bilir ve geliştirir, ne kadar zarar edeceği bellidir, zarar ettiğinde ne yapacağı bellidir. Her şeyden öte, akıllı paranın bir stratejisi, bir sistemi, bir mantığı vardır. Elindeki güçle herhangi bir ürünün fiyatını aşağı sürebilir, aşağıdan alıp, tekrar yukarıya çıkartarak iyi fiyattan satabilir. Accumulation ve Distribution tanımları buradan doğmuştur.

Anna Coulling, kitabında akıllı parayı “akıllı tacir” olarak tanımlar ve akıllı bir tacirin değerli bir ürünü toptan fiyatına alıp, perakende fiyatına satarak kazanç sağlaması gerektiğini anlatır. Piyasada herhangi bir ürünü toptan fiyatına almak için ne gerekir? İyi pazarlık yapmak, yüksek montanlı almak veya rekabeti kullanmak gerekir. Ancak Finansal Piyasalarda bu iş pek böyle değildir. Çünkü herhangi bir ürünün fiyatı sabittir. Mesela Ereğli’yi şu an sen istesen de 20 liradan alamazsın, çünkü fiyatı 31 liradır.

Pazarlık da yapsan, çok fazla alacağını da söylesen, “ereğli değil isdmr alıyorum bak” da desen, fiyat 31 liradan aşağı düşmez çünkü alan da, satan da şu an 31 liradan ticaret döndürmeye razıdır. O zaman akıllı para, Ereğli’yi toptan fiyatına almak için ne yapar? Tabi ki elindeki araçları kullanır. Haber çıkartır, rapor yazdırır, keyif kaçırır ve Ereğli’nin içerisindeki hisse sahiplerini satışa zorlar. Ancak bu kolay mıdır? Değildir, çünkü Ereğli hakkında bir sipariş rapor yazmak çok da mümkün değildir.

O zaman, akıllı para, elindeki devasa bütçeyi kullanır. Fiyatın döngülerini kendi yarattığı için, fiyatı, “toptan fiyat” olarak kabul ettiği yerlere kadar indirir. Günlük ani satışlar yapar, satışları güne, haftaya, aya yayar, endeksi kullanır, diğer kağıtları kullanır. Kademeleri ve derinliği de anlık gördüğü için, fiyatı çok düşük bir bütçeyle kademe kademe iyi yerlere indirebileceği fırsatları kollar. Pazartesi endekste %2’lik bir satış gelse, kimler kimler malları hızlıca satar bir düşünün.

Akıllı Para Hangi Duygularımızı Manipüle Eder?

Akıllı paranın kullandığı iki ana temel duygu vardır: korku ve coşku. Eğer yeterli korkuyu sağlarsan kağıttaki en sağlam yatırımcıyı bile düşürebilirsin. Bunu Ereğli gibi düşünmeyin, Ereğli belki de tam doğru bir örnek değil. Çünkü Ereğli BİST’teki en önemli ve kurumsal, büyük firma. Ancak bir yan tahtayı, bir sığ hisseyi, bilinmeyen bir şirketi düşünün. Bir altcoini düşünün, orada manipülasyon yapmak Ereğli’den çok daha kolaydır. Ancak Ereğli’de de, hatta Bitcoinde de bir sürü manipülasyon döner

Mevzuya dönelim, Ne demiştik? Akıllı tacir için tüm mevzu “toptan fiyatına alıp, perakende fiyatına okutmaktır”. Toptan fiyatına nasıl alabilirsin? Fiyatı aşağılara kadar çekmen gerekir. Fiyatı aşağılara kadar çekmek için bir korku ortamı yaratman gerekir. Ürünü baskılayıp, diğerlerini korkutup, fiyatı aşağıdaki “accumulation”a getirdiğinde, gün içi sert düşüşlerle eldeki malları alırsın. Sonra bir breakout ve yükseliş. Fiyat perakende fiyatlara gelince de, malı, fiyatın uzaya çıkacağını düşünen retail traderlara verirsin.

Yukarıda oluşan Distribution bölgesinde de, malı fark ettirmeden verebilmek için, fiyatı ani ve sert şekilde yukarı çekerek, küçük yatırımcı-trader’ın “aha, yükseliyor bu, yükseliş devam edecek galiba, dur biraz alayım” şeklinde düşünmesini sağlarsın. Oltaya gelen amatör traderın-yatırımcının alım emirlerini de senin satım emirlerin karşılar. Yeterince kazanç elde ettiğini düşündüğün zaman da elindeki son malları market-orderla aşağı doğru tararsın. Böylece fiyat tekrar bir “toptan fiyat” kıvamına gelir.

Bu hikaye kabaca böyle devam eder. Bu yatay bir döngü değildir, çoğu zaman bir sonraki “accumulation” bölgesi, bir önceki “accumulation” bölgesinde başlayan yükselişin fibo düzeltme seviyelerinde oluşur. 0.61-0.76 düzeltmesi en iyi aralıktır, akıllı paranın da sevdiği aralıktır çünkü buraya kadar indirirse, marjı daha yüksek olur. Dolayısıyla ard arda eklendiğinde bu bir yükseliş trendi oluşturur:

%title

Peki biz bu tuzaklara nasıl düşmeyiz? Retail Trader’lar olarak ne yapmalıyız? Tabi ki Smart Money’in bizde oluşturacağı duygusal manipülasyonların farkında olmalı, uyanık olmalı ve ona karşı değil, onunla BİRLİKTE hareket etmeliyiz.

Anna Coulling kitapta şöyle diyor: “Smart Money’s objective is to get us to buy in the distribution phase, and to sell in the accumulation phase. So, to be successful as a trader, we should buy when they are buying, and sell when they are selling.”

Özetle, “akıllı para, onun alacağı zaman senin satmanı ister ki kolayca içeri girebilsin, onun satacağı zaman da senin almanı ister ki kolayca dışarı çıkabilsin, Başarılı olmak için ise tam tersini yapmalıyız, onun alacağı zaman almalı, satacağı zaman satmalıyız.”

Bu aynı zamanda benim yıllardır söylediğim “fiyatı takip et” felsefesinin özetidir. Fiyatı oluşturan şey akıllı para ise, biz fiyatı takip ederek aslında onları takip etmiş oluruz. Böylece, tuzaklara düşme olasılığımız azalır. Tahmin etmek, senaryo çizmek, geleceği öngörmek, dibi tepeyi bulmak hep oyuna “kişilik” sokmaktır, “duygu” sokmaktır. Bunlar zararlıdır, çünkü ego savaşına dönmeye çok müsaittir. İnat ettirir, algıyı bozar.

Bizim fiyatı takip ederek, akıllı paranın bizi çekmeye çalıştığı tüm duygusal mekanizmayı ortadan kaldırmamız gerekir. Tabi ki burada da tuzaklar var, ancak bu tuzaklara en azından akıllı para da düşebiliyor ve hemen çıkıyor, biz de çıkıyoruz haliyle.

Evet dostlar, bu konu üzerine çok çok uzun yazılabilir, kitaplar çıkartılabilir, saatlerce videolar çekilebilir, ancak çok çok basit ve giriş seviyesiyle anlattım, belki bir ışık yakmıştır, çok da uzatmak istemiyorum, burada bitireyim. 32 tweet olmuş, vay be.

Okuduğunuz için çok teşekkür ederim, ilerleyen zamanlarda yine bol bol akıllı paradan bahsederiz. Eğitimlerde bu mevzulardan sıklıkla bahsediyorum, o yüzden eğer bütçeniz varsa eğitimlerime de göz gezdirmenizi rica ederim: borsaninizinden.com/atolye

Kalın sağlıcakla.

Print Friendly, PDF & Email
Yazılarımı Aşağıdaki Butonları Kullanarak Arkadaşlarınızla Paylaşabilirsiniz:

Yazar: Borsanın İzinden

Diğer Yazıları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.