Yeni Trader’ın Gelişim Hikayesi: Gözlem – Taklit – Duruş

Herkese günaydın. 7 Aralık 2021. Yılın sonlarına yaklaştık. Türkiye’de yaşamanın dayanılmaz ağırlığı altında üretmeye, paylaşmaya devam. Afyonunuz patlamadan, mesainize de başlamadan, bir çay alsanız da, biraz gevezelik etsek dedim. Biraz sizlerin “öğrenme” sürecinden bahsedelim. Biliyorsunuz, öğrenmenin birçok farklı yolu var. Onlardan bahsedip, bizim ana konumuza bağlayalım.

Biliyorsunuz, öğrenmenin birçok farklı yolu var. Burada sizlerin dahil olduğu öğrenme yöntemi, bir nevi “bu işi bileni mentor olarak al ve onun yaptıklarını öğrenmeye çalış” yöntemi. Bence en iyi ve en efektif öğrenme yöntemlerinden biri bu.

Bu şekilde, birisinden bir şeyler öğrenirken geçmiş olduğunuz bazı aşamalar var. Bu aşamalardan birincisi “Gözlem” aşaması. İlk etapta hiçbir şey yapmadan, yapan kişiyi gözlemlemek ve nasıl yaptığını anlamak gerekiyor. Bu “gözlem” aşaması kişinin pratikliğine göre, konu üzerindeki geçmiş tecrübesine göre ve dış dünyayı algılayış biçimine göre farklı zamanlar alabiliyor. Ancak çok uzun sürmemesini tavsiye ederim. Çünkü, gözlem sürecinden sonra, taklit süreci başlıyor. O süreç daha kritik.

Taklit süreci, gözlem süreci boyunca biriktirdiğiniz tüm girdilerin yavaş yavaş çıktısını aldığınız dönem. Bu dönemde, öğretici ne yapıyorsa siz de aynısını yapmaya başlıyorsunuz. Yani, onu taklit ediyorsunuz. Bu sürecin zamanı da yine sizin, öğreticiyi anlama seviyenize göre değişiyor. Ancak bu sürecin bir handikapı var: bitmeyebiliyor. Bu ne demek? Şöyle ki, önce gözlemle biriktirdiğiniz girdiler, taklit sürecinde birer çıktıya dönüşüyor ancak bu çıktıların bir kimliği yok. Yani, bu çıktılar sizden beslenmiyor, size göre şekillenmiyor, sizin kodlarınız yok bu çıktıların içinde, siz de yoksunuz.

Peki kim var? Öğreticiniz var, taklit ettiğiniz kişi var. Çünkü ondan öğrediğiniz hareketleri mimikliyorsunuz. Ondan öğrendiğiniz hikayeyi okuyorsunuz. Dolayısıyla, aslında çıktı sizin değil, öğreticinin. Bunda sıkıntılı bir durum yok, çünkü işin doğası gereği zaten olması gereken bu. Ancak sıkıntılı durum, bu “taklit” aşamasının bitmemesi durumunda, yani bir sonraki aşama olan “duruş” aşamasına geçmeyince başlıyor.

Ne demiştik? Bir kişi, bir şeyi öğrenirken önce gözlemliyor, sonra taklit ediyordu. Şimdi bir de son aşama var. Bu aşamada da bu öğrendiği şeye “duruş” kazandırmalı. Yani, bu öğrendiği şeyi yaparken, ona kimlik kazandırması, kendini katması, kendi stilini yaratması gerekiyor. Bu aşama en zoru, çünkü düşünme, yaratma ve kişiselleştirme kısmı bu aşamada devreye giriyor. Yani bir çaba gerekiyor bu aşamada. Eğer düşünme tembeliyseniz, çalışamıyorsanız, yaratamıyorsanız ve kişiselleştiremiyorsanız, sizin için taklit aşaması bitmiyor. Bir şeyler yaptığınızı düşünüyorsunuz ancak hala öğreticiyi taklit ediyorsunuz. Halbuki, sizin “taklit” aşamasından “duruş” aşamasına geçip, öğreticiden almış olduğunuz iskeleti taklit ederek, üzerine kendi kaslarınızı, kemiklerinizi, kendi pozisyonunuzu koymanız gerekli.

Bu bir kimlik yaratma süreci. Kendi kimliğinizi ve karakterinizi oluşturma süreci. Bu çok gerekli bir şey, Çünkü öğreticinin bu işi içsel olarak nasıl yaptığını çözmeniz imkansız. Dolayısıyla aslında hiçbir zaman onu %100 taklit edemeyeceksiniz. Hep eksik kalacaksınız.

Özellikle trading gibi, duygu yoğunluğunun çok fazla olduğu, anlık kararların verildiği ve yönetmenin de çok zor olduğu bir başlıkta, öğreticinin hissettiklerini, korku seviyesini, coşku seviyesini, geçmiş tecrübelerini ve hikayesini birebir taklit etmeniz mümkün değil. Yani, Siz sadece onun pratik bilgisini taklit etmeye çalışıyorsunuz, teorisi hakkında hiçbir bilginiz yok. Onu öğrenmeniz çok da mümkün değil. Dolayısıyla, siz öğreticinin kötü bir kopyası haline geliyorsunuz. Kendi kimliğinizi kazanamıyorsunuz.

O yüzden, aslında hikaye, siz hiçbir şey bilmiyorken, öğreticiden aldığınız gözlemler ve taklitler sonucunda hızla öğreticiye yaklaştığınız, yaptıklarını taklit etmeye başlamanız ve kendi kimliğinizi bularak ondan yavaşça uzaklaştığınız şekilde ilerlemeli (bu cümle önemli). Bu anlattığım hikayeyi şöyle görselleştirdim:

Yani, eğer öğrenmeye yeni başladıysanız, benim paylaşımlarımdan, yazılarımdan ve eğitimlerimden aldığınız tüm bilgiler sizi hızla bana yaklaştıracak. Ancak asıl kimlik kazanımı, sizler için asıl özgürlük, benden aldığınız tarifi kişiselleştirmenizle başlayacak. Bunu yapabilmek kolay değil, üstelik belli bir zaman gerektiriyor. Ancak yapan arkadaşların olduğunu görüyorum. Sizlerden ricam, tüm bu öğrenme döngüsünü bu üç temel başlıkta değerlendirin ve özellikle “duruş” aşamasına önem verin.

Bir duruş yaratmak kolay değildir, çok zaman alır, bol bol pratik yapmalı, bol bol tecrübe kazanmalı, hafıza biriktirmelisiniz. Sakın acele etmeyin, arkadan ittirmeyin. Ancak gidişatı da bu gözlüklerle takip etmeye çalışın. Bugün, kendinize “ben hangi aşamadayım?” diye sorarak, bir ev ödevi vererek başlayabilirsiniz. Herkese kendi duruşunu bulabildiği, kendi hikayesini yazabildiği güzel günler diliyorum, umarım anlattıklarım sizlere yararlı olmuştur.

Sabah sabah, daha kimsenin afyonu patlamadan, kahvaltı bile yapılmadan böyle bir zincirle buluştuk sizlerle, ama iyi oldu. Hard reset yapmış olduk zihnimize. Bol kazançlar diliyorum. Buralardayım.

Print Friendly, PDF & Email
Yazılarımı Aşağıdaki Butonları Kullanarak Arkadaşlarınızla Paylaşabilirsiniz:

Yazar: Borsanın İzinden

Diğer Yazıları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.