Borsada Yapılan Hatalar Serisi: İntikam İşlemi

Arkadaşlar, Twitter’da bugün bir anket düzenledim. Aklıma takılan bir soruyu takipçilerimle paylaştım ve cevap istedim. Anket şöyle bir şey (orada oy kullananlar veya hiç kullanmayanlar burada oy kullanırsa sevinirim)

Yakinda
Sizce bu yükseliş trendinde bir portföy yapıp karın üzerinde oturmak ve gittiği yere kadar takip etmek mi, yoksa gün içi sürekli al sat yapıp daha fazla kazanmayı amaçlamak mı daha mantıklı?
Sizce bu yükseliş trendinde bir portföy yapıp karın üzerinde oturmak ve gittiği yere kadar takip etmek mi, yoksa gün içi sürekli al sat yapıp daha fazla kazanmayı amaçlamak mı daha mantıklı?
Sizce bu yükseliş trendinde bir portföy yapıp karın üzerinde oturmak ve gittiği yere kadar takip etmek mi, yoksa gün içi sürekli al sat yapıp daha fazla kazanmayı amaçlamak mı daha mantıklı?

Twitter’da şu an ilk seçenecek %70 ile önde. Aslında bu Borsada Yapılan Hatalar Serisi’nin yeni yazısı olacak İntikam İşlemi için bir ön araştırma, bir giriş anketiydi. Sonuçları topladım, şimdi yazıya başlayabilirim.

Ben yukarıdaki ankette ilk şıkkı seçerdim. Biliyorsunuz, ben haftalık analiz yapan, günlük altı grafik kesinlikle bakmayan ve seans izlemeyip kapanışa odaklanan bir trade tarzına sahibim. Kendi psikolojime, kişiliğime en uygun stratejinin bu olduğunu düşünüyorum. Eskiden gün içi bol bol al sat yapıp, bir bu kağıda, bir diğer kağıda koşturup dururdum. Çıktığımın yükseldiği, aldığımın düştüğü ve bu moral bozukluğuyla sık sık hatalar yaptığım kötü günlerim oldu (yıllar önce).

Girdiğim kağıt yükselmeyip diğer kağıtlar yükselince moralim bozulurdu, “allah piyasa uçuyor, ben geride kaldım” hissiyatıyla acele edip, elimdeki kağıdı satıp, gittiği gördüğüm ve “kaçmasın, ben de alayım” dediğim diğer bir kağıda girerdim. Çıktığım kağıt harekete başlardı, ama bensiz. Girdiğim kağıt zaten yükselmişti, kardakiler satış yazardı, kağıt düşerdi. Elde var sıfır. Hatta eksi bakiye. İyice moral bozukluğu. Bunun sonucu “revenge trade” dedikleri, “intikam işlemi”. Bu ne demek? Şu demek:

“Allah, yanlış karar verip para kaybettim, bu kaybettiğim parayı acilen yerine koymalıyım, para kazanmama gerek yok zararı çıkartayım yeter”. Bunu hisseden borsacı ne yapar? Risk yönetimini bir kenara bırakır, tüm parasını tek kağıda yatırır.

Kafasında çizdiği senaryoya göre “bu tek kağıt yükselecek ve tüm parayı geri yerine koyacağım”. Peki sizce ne olur? Çok yüksek ihtimal kişi daha fazla zarara girer. Çünkü bu trade yeterince analiz edilmeden, mantıkla değil duyguyla açılan bir trade’dir. Acelecidir, yetersizdir.

Zannediyorum ki ben yazdıkça “vallahi aynısını yaşadım/yaşıyorum” diyen çok kişi vardır. Uzatmayayım, demem o ki, piyasanın sizle oynamasına izin vermeyin, sizin piyasayla oynamanız gerekiyor. Bu da çok sağlam bir disiplin, iyi bir trade sistemi ve sağlam psikolojiyle olur.

Ben “biri kötü, diğeri iyi” demiyorum. Gün içi trade ile de çok kazanan vardır mutlaka. Dediğim şey şu: “kendinize uygun trade tarzını keşfedin ve onu geliştirin”. Bu konu çok önemli. Benim tarzım swing trade’e uygun ve bunda para kazanıyorum. Siz önce kendinizi keşfetmelisiniz. Bu arada, Swing Trade nedir diye halen soruyorsanız, aşağıdaki yazımı mutlaka okuyun:

Neden Swing Trader Oldum?

Okumak için Tıklayın!
Print Friendly, PDF & Email

Yazar: Borsanın İzinden

Diğer Yazıları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir