Price Action, Price Action, Neymiş ya bu Price Action?

Price Action, Price Action, neymiş ya bu Price Action? Evet dostlar mevzuya Berat Albayrak gibi daldım. Hoş oldu. Şimdi başlayalım zincire izninizle. Hazırız değil mi? Hep price action diyorum, iyi güzel. Sorular geliyor “hocam nedir bu price action?” diye. Ama bir türlü detaylandıramıyorum/detaylandırmaya fırsat bulamıyorum. Neden? Çünkü Price Action derya deniz. Burada tek bir zincirle anlatılacak bir mevzu değil. Üstüne kitaplar yazılır, ki yazılmış da zaten.

O yüzden hep bu konuya dalmak gözümde büyüyor. Hakkıyla tamamlayamam, yeterince anlatamam gibi geliyor. Ama bu sabah sizlerleTwitter’da ayaküstü yaptığımız bir sohbette ağıma güzel örnekler düştü. En azından bu örnekler üzerinden giderek, gerçek yaşamdan yansımalarla mevzuyu anlatarak price action’ı kafanızda az çok şekillendirebilirim diye düşündüm. Şimdi, Price Action en temelinde bir teknik analiz alt dalıdır.

İlk olarak, Teknik Analiz’in babası diyebileceğimiz, Connecticut’lu bir çiftçinin oğlu Charles Dow tarafından ortaya atılmış. Aslında ortaya direkt atıldığında ismi tabi ki “price action” değilmiş ama Dow demiş ki, “kardeşim, senin duyup duyabileceğin, görüp görebileceğin her şey ama her şey zaten fiyatın içerisinde. Yani Price Discounts Everything. Boşuna uğraşma, haber peşinde koşma, felaket tellalcılığı yapma, coşkuya kapılma, temel rasyolar üzerinde çalışırken saçlarına ak düşmesin”.

Yani Dow baba şunu diyor aslında: “fiyattan başka her şey manipüle edilebilir”. İnsanlar hisse senetlerini veya herhangi bir finansal ürünü neden analiz ederler? Fiyat değerlemesi için değil mi? Yani orta vadede bu ürünün fiyatı nereye gelecek, onu merak ederler. Neden bunu merak ederler? Çünkü pozisyonlarını ona göre alacaklar. Para kazanacaklar. Fiyat eğer değerlemeden düşükse, potansiyeli vardır bu hissenin, biraz alayım köşede dursun diyecekler. Yok fiyat eğer değerlemeden yüksekse, uzak duracaklar veya açığa satacaklar.

Peki bu değerlemeler %100 kesin midir? Değildir. Kesin olmasının imkanı yoktur çünkü piyasada bildiğiniz veya bilmediğiniz binlerce aktör ve müdahale edemeyeceğiniz binlerce gelişme vardır. Dolayısıyla, değerleme diye bir şey esasen yoktur. Olsa bile zamandan bağımsızdır. Yani bir fiyat, çok mantıksız bir şekilde ve çok uzun süre değerlemelerinden uzak kalabilir. Bıktırabilir. 4 yıl o hissede bekleyip son 1 yıl anca kara geçen onlarca insan görmüyor muyuz? Görüyoruz. E zamanında bir para değeri var, maliyeti var. O zaman bunun nesi mantıklı?

Dow da diyor ki, bunlarla uğraşma, zaten bilinebilecek her şey bilinmiştir ve fiyatın da içine yedirilmiştir. Mesela, bir Insider, şirket içinden iyi bir bilgi aldıysa zaten malı toplamaya başlamıştır. Fiyata veya hacme etki eder. Sen de fiyata etki ettiğinde gir. Veya bir emeklilik fonu bir hisseye toplu bir şekilde yatırım yapmak isterse, zaten fiyatta bunu görürsün. Fiyat yükselmeye başlar. Sen de o zaman atla trene. “ucuzken toplayayım” deme. Çünkü ne kadar ucuz kalacağını bilemezsin. Zaman kaybetmene değmez.

Dolayısıyla Price Action felsefesine göre, sadece fiyatı görüyor olman gerekiyor. Bunun için de ekranın tertemiz olması gerek. Fiyatın da dili mumlar olduğuna göre, mum grafiklere odaklanmanız lazım. Onların gölgelerine, gövdelerine, hacimlerine, şekillerine, hareketlerine. Önceki ve sonraki mumlarla olan ilişkilerine odaklanmanız lazım. Tüm indikatörler gereksizdir çünkü hepsi fiyattan beslenir ve hem geciktirici hem kafa karıştırıcı etkisi vardır. İndikatörler fiyatı alıp yorumlar. Ama zaten fiyat kendi başına yorumlanabilir. Dolayısıyla price action, fiyatı yorumlama ilmi, fiyatı yorumlama yeteneğidir. Piyasada her şey fiyatın içerisinde olduğuna göre, geriye insan duyguları ve toplum/yatırımcı psikolojisi kalır. İnsanlar da fiyata baktığında, ticaret başladığından beri aynı şeyleri hisseder.

Fiyat yükseliyor diye coşkuya kapılır ama bir yandan da ya düşerse diye korkar, satar. Fiyat düşecek diye panik olur. Yeni yüksek yapamazsa “aman trend bitti” der satar. Zararı kabul edemez, malı taşır. Arkadaşını takip eder, sürü psikolojisiyle olmadık hareketler yapar. Yüzyıllardır devam eden bu duygusal yatırımcı psikolojisi, fiyatın bir şekilde hep aynı hareket etmesini sağlar. Yeni yüksek tepe yapamayan hisse korkutur, satış getirir, böylece grafik OBO’ya döner, OBO’yu gören alıcılar korkar, satıcılar şevke gelir, fiyatın düşüşü hızlanır.

Bunun gibi binlerce örnek bulabilirsiniz. Böyle böyle onlarca formasyon ve doku, insan psikolojisinin yüzyıllardır değişmeyen alışkanlıklarıyla grafik üzerinde sürekli şekillenir. İşte price action bir yandan da bu dokuları, bu desenleri yorumlama yeteneğidir.

Bir yumurta örneği verdim, hatırlayacaksınızdır. 5 yıldır kolisi 10 liraya satılan bir yumurta, bir sabah uyandığınızda eğer 12 liraya satılıyorsa, bu işte bir farklılık, bir terslik vardır değil mi? Ya yumurta azalmıştır, ya enflasyon fırlamıştır, Ya üretim maliyetleri artmıştır, ya tek bir kalemde mantıksız bir yükseliş vardır, ya üretici azalmıştır vesaire vesaire. Ama sonuçta tüm bu detaylı datayı zaten fiyatta görebilirsin. Fiyata baktığında farklı giden bir şey olduğunu anlayabilirsin. Çünkü artık yumurta 12 lira olmuştur. Çok önemli bir bariyer olan 10 lira aşılmıştır. Alıcılar artık bu yumurtaya 12 lira vermeye psikolojik olarak da müsaittir. Satıcılar 10 lira bariyerinin aşılmasıyla da artık yukarı doğru fiyat arttırmaya daha müsaittir.

Eğer fiyatı 10 liradan 12 liraya getiren şey düzelmezse fiyat artık 12 liradır. Düzelirse fiyat yine etkin piyasa hipotezine göre kendi ideal seviyesini bulur. Ancak yine bunun sizle bir alakası yoktur ve bunu bilmeniz gerekmez. Yani, gerekir ama, işiniz Trader’lıksa gerekmez. Bilmeniz gereken tek şey fiyatın artık 12 lira olduğudur ve önemli bir bariyer aşıldığı için fiyatın yukarıya doğru hareket etmesinin artık daha kolay olduğudur. 10 liralık yumurta 12 lira olduğunda toplum isyan eder ama, 12 liralık yumurta 13 lira olduğunda herkes kanıksar.

Piyasaya eğer yeni bir yumurta satıcısı girer ve 10 liradan satmaya başlarsa ne olur? Eğer alıcılarının isteklerini karşılayabilecek arzı varsa, fiyat tekrar 10TL olur. Diğer satıcılar da 10TL’den satar çünkü müşteri kaybetmeyi göze alamazlar, daha az kazanmaya razı olurlar. Böylece, 12 liralık fiyat bir boğa tuzağı olarak kalır. Tüm bu süreçler grafiğin içerisindedir ve fiyatı izleyerek tüm bu detayları anlayabilirsiniz. Fiyatın neden böyle olduğuna veya yakın zamanda ne olacağına odaklanmanız GEREKSİZDİR.

Firma yeni yatırım mı yapıyor? Zaten alıcıları artacak, fiyatı yükselecektir. Firma yeni ürün mü çıkarmış? Zaten alıcıları artar, fiyatı yükselir. Firma yeni şirket mi satın alacak? Yine aynı mevzu. Kısacası, zaten olumlu her şey alıcıları hisseye çekeceği için, fiyata yansır. Tam tersi, olumsuz gelişmeler de kişileri şirketten uzaklaştıracağı için, satışlar artar, fiyat azalır. Neyin eden olduğuyla ilgili hiç bir bilgiye ulaşmak zorunda değilsiniz. Fiyatın düşüyor mu, yükseliyor mu olduğunu bilmeniz yeter (en azından Trader’lık için)

Fiyat fiziki veya hissi tüm bu girdileri efektif bir şekilde yansıtır ve arz/talep dengesiyle dalgalanır. Geçmişte tepki verdiği önemli yerler de fiyatın hafızasıdır. Biz de bu hafızayı kullanarak dalgalardan para kazanmaya çalışırız. Price Action en kaba tanımıyla budur. Evet, Price Action denizine en azından tüm ayağımızı olmasa bile, parmaklarımızı sokmuş olduk. Su soğuk değil, deniz yüzmeye uygun. Price Action size yüzmeyi öğretecek önemli bir teknik, kullanmanızı öneririm.

İlerleyen zamanlarda bu denizde hep beraber yüzeceğiz. Ben de konuları detaylandıracağım fırsat buldukça. Okuduğunuz için teşekkürler dostlar, selametle kalın, bol kazançlar herkese.

Print Friendly, PDF & Email
Yazılarımı Aşağıdaki Butonları Kullanarak Arkadaşlarınızla Paylaşabilirsiniz:

Yazar: Borsanın İzinden

Diğer Yazıları

4 Comments on “Price Action, Price Action, Neymiş ya bu Price Action?”

  1. Gerçekten etkileyici bir içerik omuş tebrik ederim. Bana birazda teknik analiz sanatı 1 i hatırlattı)) okumamak ne güzel

  2. Gerçekten etkileyici bir içerik omuş tebrik ederim. Bana birazda teknik analiz sanatı 1 i hatırlattı)) okumak ne güzel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir