Trade PsikolojisiTüm Yazılarım

Kurban Psikolojisini Bırak, Biraz Sorumluluk Al

“Olan bitenin merkezinde ben yokum, ben ne yazık ki bu boktanlığa maruz kalıyorum” psikolojisi ilk başta rahatlatıcı gibi gelse de, bu direkt olarak kişiyi “kurban” sınıfına soktuğu için, gelişimin ve dönüşümün en büyük düşmanı.

“Borsa yükseliyor ama benim elimdeki kağıtlara bu yükseliş yansımadı, böyle borsa mı olur, rezalet” derseniz sanki bu gelişmeyle ilgili sizin hiçbir şey yapmanıza gerek yokmuş gibi kodluyorsunuz kendinizi ve pasifize oluyorsunuz. Bir şey de yapamaz hale geliyorsunuz zaten bir zaman sonra.

Piyasa, patron, şirket, algoritma, ekonomi vesaire.

Liste uzar.

Suçlayacak birileri veya bir şeyler her zaman bulunur.

İşin ilginci zaten psikolojiniz de bunu ister. Psikolojinizin tüm hedefi sizi riskten (madden veya manen) korumaktır.

Bu hissiyat kişisel sorumluluk almadığı için insanı rahatlatır.

Suçlu sen değilsin, o zaman gelişmesi veya değişmesi gereken kişi de sen değilsin.

Böyle deyip konuyu kapatırsın.

Hayatına geri dönersin.

“Stop oldum çünkü piyasayı manipüle ediyorlar.”

“Satamadım çünkü haber geldi. Fırsatım olmadı”

“Motivasyonum yok çünkü şartlar kötü.”

“Piyasalar yükselmiyor çünkü endeks mühendisliği yapıyorlar.”

Elbet bunların bazıları doğru olabilir, ama bunların sana katkısı ne?

Doğru olmaları bir şeyi değiştirmiyor ki.

Sen bu doğruluğa çözüm bile aramadığın için, ilerleme mümkün olmuyor. Sen sadece hikaye üretiyor ve bu hikayeye inanıyorsun. Hepsi bu.

 

Peki ne yapmalı?

Şuna dönmelisin: “Olan şey benim kontrolümde olmayabilir ama ona verdiğim tepki benim sorumluluğumda”

Piyasalara endeks mühendisliği mi yapılıyor? Buna bir şey yapamazsın değil mi, çünkü oyunun kurallarını sana sormuyorlar.

O zaman endeks mühendisliği yapılan kağıtları bul ve yerleş.

Elindeki hisse yükselmiyor mu, o zaman zararı kabullen ve yükselen hisseler bul.

Piyasa manipülasyon mu yapıyor, o zaman daha yüksek zaman dilimlerine geç, orada algoritmik trading robotları veya HTF’ler de yok.

Bunu neden yapmıyorsun biliyor musun?

Çünkü bu bakış açısı insanı rahatsız eder.

Çünkü kaçacak yer bırakmaz.

Ama tam da bu yüzden güçleneceksin zaten.

“niye oldu” yerine “ben olanı nasıl yönetirim?” diye sorduğunda güçleneceksin.

Gördüğün gibi, olay aynı, piyasa aynı, şartlar aynı, ama birinde “yapabileceğim bir şey yok, borsamız boku yemiş” diyorsun, diğerinde “borsa böyle abi, burası Türkiye, demek ki oyunu kurallarına göre oynamamız gerekiyor” diyorsun.

Kurban psikolojisine girersen evet haklı oluyorsun, piyasa bombok, borsalarda endeks mühendisliği var, eyvallah. Peki sonra

Biz haklı olmanın da ötesini istiyoruz, etkili olmak istiyoruz, çözüm istiyoruz.

O zaman sorumluluk almak gerekiyor, etki yaratmak, tepki yaratmak, değişim yaratmak gerekiyor.

Dibin dibi, özetin özeti şu aslında,

Hayatta ilerleyenlerle yerinde sayanlar arasındaki fark şans değil, zeka hiç değil.

Bence en önemli fark şuradan başlıyor: bir olaydan sonra içinden hangi cümle geçiyor?

“yine benim başıma geldi abi, böyle borsa olmaz” mı diyorsun yoksa “borsa bu, bunu değiştiremeyeceğime göre, ben bunu nasıl yönetirim?” mi?

Samimi cevabın varsa aşağıya yaz, bekliyorum.

Sevgili dostlar, Borsanın İzinden ekibi olarak size bir duyurumuz var.

Kripto para ekosistemine olan ilgiyi desteklemek ve bu dinamik dünyada güvenilir bir rehber olmak için yeni başlayanlardan deneyimli yatırımcılar kadar herkese değer katacak anlaşılır ve uygulanabilir bilgileri paylaştığımız Borsanın İzinden Kripto’ya hemen göz atabilirsiniz!

Ibrahim Babadagi

1984 yılında İzmir'de doğdum. Ege Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun olduktan sonra, çeşitli firmalarda satış yöneticiliği yaptım. 2009'dan beri finansal piyasalarda trading ile ilgiliyim.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu