O İlk Evi Alın

Sevgili dostlar,
İnsanlar ev sahibi olmanın psikolojik refahını hep küçümsüyorlar ancak ev sahibi olmanın maddi avantajı kadar, psikolojik avantajı da var.
Bu konuyu size biraz anlatmak istiyorum.
Hafta sonu uzun zamandır görüşmediğim bir arkadaşımla sohbet ettim, evlediğinden beri kiradaydı, sıkışan bir müteahhitin güzel lokasyonda güzel bir evini bir miktar iskontolu yakalamış. Hem kendi biriktirdiği bir miktar parayla hem de sağ olsun babasının da yardımıyla evi almış. Bir miktar da kredi kullanmış ama toplam tutara oranla düşük, ödenebilir.
Yaklaşık 6 aydır bu evdeymiş.
Bu evden önceki evi de güzel lokasyonda ama aldığı evden daha küçükmüş. Son kirası 30.000TL’ymiş.
“Eve taşındığımdan beri öyle bir rahatlama, öyle bir keyif, öyle bir huzur geldi ki, hanımla kavgalarımız ve “yetmezlik” hissimiz bile yok oldu” diyor. Bunu söylerken bile yaşadığı huzuru, refahı ben gördüm, kelimeler aktı resmen, anlatırken gözleri güldü adamın.
Bu hissiyatı çok iyi bilirim, hani uzun süredir devam eden kredinin son taksidini ödemenin huzuru gibi, çocuğun özel okul taksidinin üniversiteyi kazandıktan sonra artık bitmesi gibi bir hissiyat. Hepimiz yaşamışızdır bunu. Bu aslında “bir yükün kalkması”, “her ay devam eden bir sorumluluğun bitmesi”.
Hepimiz kiraya her ay ödenen bir maddi külfet olarak bakıyoruz ama bu kirayı ödeyebilmek için çalışmalarımız, çalışmak zorunda oluşlarımız, sürekli doldurmamız gereken o kova hep mevcut. Bunlar hep psikolojik yükler.
Üstüne bir de “bu yaşadığım ev benim evim değil” hissi var, o da psikolojik bir yük. İstediğini yapamazsın, tadilat yasak, çivi bile çakarken düşünüyorsun, yenilemek istediğin bir şey varsa ev sahibine soruyorsun, hele ev sahibi kılsa, “hayır” deme ihtimali bile yoruyor.
Arkadaşımın anlattıklarından şunu anladım, ondaki keyif aslında “her ay daha az para harcıyorum” keyfi değil, hayatının kontrolünü geri almış bir adamla konuştum, “yetmezlik hissi” bitmişti, “artık bir ev sahibiyim, en kötü başımızı sokacak bir dört duvarımız var” hissiyatı vardı.
Çünkü kiradayken insan, farkında olmadan geçici yaşar. Eşya alırken, düzen kurarken, hayal kurarken bile frene basar. Geçicilik hissi ilişkilerin içine kadar sızar. Bu evlilikte manevi bir baskı bile yaratabilir.
Şimdi bakıyorum, insanlar bazen “aynı parayı yatırımla daha da arttıramaz mıydı” diye alternatif arıyorlar. Bu yatırımlık ev için doğru olsa da, ilk ev için çok yanlış bir düşünce. Çünkü bu soru her şeye matematik penceresinden bakıyor, insan psikolojisini yok sayıyor.
O “ilk evin”, o “oturmalık evin” insanda yarattığı ferahlık maddiyattan çok ötedir. Ne yapın edin o ilk evi alın dostlar. İnsanın oturduğu evin kendisinin olması bu hayattaki en sağlam psikolojik sigortalardan biri. Emin olun.
Sevgili dostlar, Borsanın İzinden ekibi olarak size bir duyurumuz var.
Kripto para ekosistemine olan ilgiyi desteklemek ve bu dinamik dünyada güvenilir bir rehber olmak için yeni başlayanlardan deneyimli yatırımcılar kadar herkese değer katacak anlaşılır ve uygulanabilir bilgileri paylaştığımız Borsanın İzinden Kripto’ya hemen göz atabilirsiniz!




