Kişisel Finans / Kişisel GelişimMotivasyonel SözlerTüm Yazılarım

Bize Şükür Öğretmeyin

Sevgili arkadaşlar, merhaba. Hep borsa konuşmayalım, biraz da hayattan bahsedelim.

Ofis yolunda seyyar gevrek satan en az 60 yaşında, şartları hiç iyi olmayan bir gevrekçi var.

Bugün biraz konuşayım dedim, 2 çocuğu işsizmiş, biri kumar batağındaymış, diğerinin eşi evi terk etmiş çocuklar kadındaymış, adamın hanımı vefat etmiş, kendisi kıt kanaat geçiniyormuş, hepsi aynı evdeler.

“Yaşıyoruz ya, buna da şükür” diyor.

İnsanın hayatta kalma becerisi en ilkel, en içgüdüsel, en kök becerilerinden biri.

Bir şekilde yeni şartlara alışıyoruz. “Ölmedik ya abi, yaşıyoruz, şükür” diyoruz.

Ancak ben bu özelliğin sıkıntılı olduğunu düşünüyorum.

Çünkü insanın uyum sağlama kabiliyeti, zamanla bir erdeme değil, bir uyuşmaya dönüşüyor.

Hayatta kalmak, şartları sorgulamanın önüne geçiyor. Dayanabilmek, itirazın yerini alıyor.

Diğerleri ise bize “şükredin” deyip kendileri tüm dünya nimetlerinden yararlanarak yaşıyorlar.

İnsanlara şükür öğretiliyor sorgulamanın önüne geçilsin, millete her şeye rağmen tutunacak bir dal olsun.

Özellikle bizim gibi maneviyatı güçlü, “nasılsa öte tarafta telafisi var” fikri yaygın toplumlarda bugün katlanılan her şey bu anlamla örtülüyor.

Acı geçici, adaletsizlik sınav, yoksunluk kader oluyor. Böylece hayatta kalma refleksi, insanı korumaktan çıkıp düzeni koruyan bir mekanizmaya evriliyor.

Sorun hayatta kalmakta değil.

Yoksa hepimiz hayattayız şükür.

Ama sorun, sadece hayatta kalabiliyor olmayı yeterli sanmakta.

Şu an çevrenize bakınca neredeyse yaşayan ölüler görüyoruz. Öğrenciler, emekliler, asgari ücretliler.

Sorsan “yeter abi, şükür” diyorlar.

Böyle bir bakış açısında değişimin ve ilerlemenin kendine yer bulması mümkün mü?

Bizim her defasında daha iyi yaşamanın etik, ahlaki ve kurallara uygun yöntemlerini bulup peşinden koşturmamız gerekiyor.

Bize şükretmeyi telkin eden hiç kimseyi dinleyemeyiz.

Şükredeceksek zamanını biz biliyoruz. Bize şükür öğretmeyin. Biz kendi tırnaklarımızla kazıya kazıya geldiğimiz o tatminkar noktada keyifle “şükür” diyeceğiz, sizin bize layık gördüğünüz o çamur çukurunda şükretmenin bizi uyuşturmasını reddediyoruz.

Mücadeleye devam.

Sevgili dostlar, Borsanın İzinden ekibi olarak size bir duyurumuz var.

Kripto para ekosistemine olan ilgiyi desteklemek ve bu dinamik dünyada güvenilir bir rehber olmak için yeni başlayanlardan deneyimli yatırımcılar kadar herkese değer katacak anlaşılır ve uygulanabilir bilgileri paylaştığımız Borsanın İzinden Kripto’ya hemen göz atabilirsiniz!

Ibrahim Babadagi

1984 yılında İzmir'de doğdum. Ege Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun olduktan sonra, çeşitli firmalarda satış yöneticiliği yaptım. 2009'dan beri finansal piyasalarda trading ile ilgiliyim.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu