Borsada 5 Yılın Geçti Ama Hala Aynı Soruları mı Soruyorsun?

Sevgili dostlar,
Borsanın İzinden BLOG’un neredeyse 5. senesi. Bu blog sayesinde inanılmaz potansiyelli, inanılmaz başarılı insanlar tanıdığım gibi, bu yolculukta kendini ve potansiyelini heba etmiş insanlar da tanıdım.
En çok fark ettiğim şey, kişinin tüm bu yolculukta kendine sorduğu soruların sürekli değişiyor olmasıydı. Eğer bu sorular değişmiyorsa, çok ciddi bir sorun olduğu aşikardı. 5. – 6. senesinde bile kendine ilk yılların sorularını soran bir sürü arkadaşla tanıştım.
Yıllar geçmiş ancak kişi olgunlaşmamıştı, öğrenme evresi bir türlü ilerlememiş hatta ve hatta başlamamıştı.
Biraz detaya gireyim,
Borsada al sat yaparak para kazanma sürecine başladığında ilk olarak herkes “en çok parayı en kısa zamanda nasıl kazanırım” sorusunun cevabını merak eder.
Bu en amatör sorudur ancak sormayan da yoktur. Çünkü sonuçta borsalar paranın döndüğü yerlerdir, kişi de buraya ancak kendi payını ve hatta daha fazlasını almak için gelir.
Bir miktar zaman geçtikten sonra bu işin o kadar da kolay olmadığı ortaya çıkar, bu sefer kişi kendini bu sonuca götürecek yollar aramaya başlar.
Soru değişir, artık “en iyi para kazandıran strateji hangisidir” sorusu sorulmaya başlanır.
Kişi forumlarda, sosyal medyada güvendiği kişilere hep bunu sorar. “Bana taktiğini anlat şu işin be hocam” cümlelerini çok duyarsın.
Bundan da bir miktar zaman geçirdikten sonra işin sadece bir taktik meselesi, bir indikatör meselesi, bir formasyon meselesi olmadığı anlaşılır.
Çünkü kazanılan geri veriliyordur, sermaye bir türlü büyümüyordur, piyasadan beklenilen alınamıyordur.
Kaçınılmaz yüzleşme gelir, soru yine değişir,
“Ben neden kaybediyorum?” sorusunun zamanı gelir.
Bu artık tecrübelenme evresidir, işin renginin ilk başta göründüğü gibi olmadığının ilanıdır.
Sorun kazanan işlemler değil, kaybedenlerdir. Yanlış yerde ısrar etmek, küçük zararı kabullenememek,
“Biraz daha bekleyeyim” demek doğru yöntem değildir.
Bu aşamada kişi şunu anlar: borsada ilerleme, daha çok kazanmakla değil, daha az kaybetmeyi öğrenmekle olur.
Bunu uygulamaya çalışır.
Ama yol burada da bitmez.
Artık ustalaşma evresi gelmiştir, ustalaşma evresi, usta soruları da beraberinde getirir.
Mevzu derinleşmiştir.
Yıllar geçtikçe, artık teknik olarak ne yaptığını bilen, işi çözen trader için başka bir mesele kalır, neredeyse en önemli mesele:
Ben bu sonuçları bozmadan, zihnimi nasıl korurum?
Yorgunlukla, kararsızlıkla, sürekli ekran izlemekten, sürekli karar vermekten gelen zihinsel tükenme ile nasıl mücadele ederim?
Artık mesele para değil, mental sermayedir. Çünkü o bittiğinde elde sistemin olup olmaması önemsizleşir.
Bu soruların hepsi her dönemde oldukça normal sorulardır, ancak eğer 5-6 yıl geçirdikten sonra hala başlangıç sorularını soruyorsanız, hala telegram gruplarında tavan hisse peşinde koşuyorsanız, hala millete “ağam-paşam” çekiyorsanız bir şeyler eksiktir, yıllar geçmiş ama siz olgunlaşmamışsınızdır, kolay para peşinde tüm potansiyelinizi heba etmişsinizdir.
Dolayısıyla, borsa yolculuğunda şu ana bulunduğunuz konumu en çok “ben hangi soruları soruyorum?” sorgulamasıyla bulabilirsiniz.
Siz bu yolculukta kaçıncı yıldasınız ve sizin sorduğunuz sorular nasıl?
Lütfen bu yazımın yorumlarına kendi sorularınızı ekleyin ve beraber konuşalım.
Bana X’te ulaşmayı, DM atmayı ve beni takip etmeyi de unutmayın.
Sevgili dostlar, Borsanın İzinden ekibi olarak size bir duyurumuz var.
Kripto para ekosistemine olan ilgiyi desteklemek ve bu dinamik dünyada güvenilir bir rehber olmak için yeni başlayanlardan deneyimli yatırımcılar kadar herkese değer katacak anlaşılır ve uygulanabilir bilgileri paylaştığımız Borsanın İzinden Kripto’ya hemen göz atabilirsiniz!




