Virüs Salgını ve Yarattığı Kriz Üzerine Bazı Notlarım

Dostlar, son zamanlarda kimsenin hayal edemeyeceği zamanlar yaşıyoruz. Sokaklar bomboş, işletmeler kapalı, herkes izole. Dünyada hastalık gittikçe yayılıyor, ölümler artıyor. Türkiye olarak, önlemlere erken de başlasak, henüz salgının başındayız. Biraz konuşalım istiyorum bu konuları.

Öncelikle, tabi ki, her fırtınanın bittiği gibi, bu fırtına da bitecek. Her fırtınadan sonra, güneşin her defasında aksatmadan açtığı gibi, güneş yine açacak. Ancak, sizlere daha önce yazdığım gibi, bu kriz bir şok dalgasından ziyade, orta vadeli bir stres testi olacak. Daha şimdiden, kendi yaşadığınız yerlerde bu stres testinin etkisini görebilirsiniz. Onlarca mekan kapalı. Barlar, cafeler, fırınlar, spor salonları, oyun alanları ve diğerleri. Tüketim düştü, herkes evinde. Tüm alışkanlıklarımız değişti. Dışarıda yemek yemeyi bırakın, yürüyüşe bile çıkmaya çekinir olduk. Bir de sokağa çıkma yasağı eklenirse, iş iyice çığrından çıkacak. Evet, tabi ki ilk amacımız hastalığın yayılmasını engellemek. Ancak öte yandan, ekonomi ve genel ülke işleyişi de tahminimizden çok yara alacak.

Küçük esnafı, tüccarı, kobiyi bırakın, dünyanın en büyük devleri fabrika kapatıyor. Renault ve Peugeot, Avrupa’daki tüm fabrikalarını belirsiz süre boyunca kapattı. Çoğu büyük fabrika üretim kapasitesini %50’ye düşürdü. Türkiye’ye de bu önlemler mutlaka gelecek. Öte yandan, Avrupa Birliği dediğimiz yapı bile neredeyse dağıldı. Dünyanın en büyük ekonomilerinden biri İtalya’ya hiç bir komşusu destek olmuyor. Solunum cihanızı bırakın, maske göndermiyorlar. Herkes kendi derdine düştü. Sınırlar kapandı. Ezberler bozuldu.

Piyasaya hareket getirmesi beklenen parasal genişleme önlemleri, merkez bankalarının aksiyonları, tam tersine, piyasayı panikletti. “Resesyon” endişesi paraların tahvillere veya nispeten daha güvenli başka limanlara gitmesini, borsaların çökmesini sağladı. Tüm bu aksiyonlar sonucu, kendi borsamız dahil tüm gelişmiş veya gelişmekte olan ülke borsaları çakıldı. En iyisi zirveden %35 aşağıda. Daha da aşağı gitme ihtimali mevcut çünkü yukarıda bahsettiğim hastalık önleyici tedbirlerin hepsi ekonominin aleyhine.

Dolayısıyla, bu krizden çıkışımız V şeklinde değil, U şeklinde olabilir. Evet, borsalar belki, bir kaç iyi haber akışıyla (aşının bulunması, yayılımın azalması vs.) hızla yukarıya döner ama, reel ekonomide, yani sokak ekonomisinde bunun sıkıntılarını çekeceğiz. Kimimiz işsiz kalacak, kimimiz kira ödeyemeyecek, kimimiz o hep hayalini kurduğu girişimini kapatmak zorunda kalacak, kimimiz geçim sıkıntısı çekecek. O yüzden, mutlaka kendi hayatınızda da harcama önlemleri almanız gerek. Ben bugün biraz düşüneceğim, çeşitli önlemler alacağım kendimin ve ailemin harcama alışkanlıklarıyla ilgili. Size de bunu mutlaka öneririm. Lüks ve gereksiz harcamalar konusunda zaten çok hassastım ve tasarruf alışkanlıklarım iyidir. Ancak ekstra önlemler gerekiyor.

Öte yandan, enseyi tamamen kararttığım da sanılmasın. Bu parasal genişlemenin etkileri aynı 2008 gibi olacak. 2008 krizi aşağı yukarı 1 yıl sürdü. 1 yıldan sonra likidite bolluğu sayesinde yine her şey (tüm finansal piyasalar ve borsa) eskisi gibi büyümeye devam etti. Dolayısıyla, size daha önce de söylediğim şey halen geçerli. Elinde nakiti olanlar ve bu kriz ortamında doğru yatırımı yapanlar, en fazla 2 sene sonra inanılmaz bir dünyaya uyanacaklar. Ben de kendi adıma bu fırsatlardan maksimum yararlanma peşindeyim ve planlarım bu yönde.

Ancak, krizin başıyla şu anki düşüncelerim farklı. Krizin başında bu işi bir şok dalgası gibi görürken, şu an bu krizin zamana yayılacağını düşünüyorum. Yani, dip toplamda borsaya uzun vadeli yatırdığım para bir süre kafa kafaya, hatta bazı zamanlar eksiye bile gidebilir. Bu yönetmesi ve kabul etmesi zor bir psikoloji ve yine iyi bir planlama ve beklenti yönetimiyle aşılabilir. Biliyorsunuz, buradaki amacım kesinlikle “dibi yakalamak” değil. İyi bir planlamayla, orta-uzun vadede çok yararını göreceğim iyi bir ortalama maliyet yakalamak.

Özetle, şunu demek istiyorum. Eski yaptığım plana göre alım marjlarını biraz daha açtım ve aşağı çektim. Elimdeki 4 birim nakiti daha aşağılardan hisseye çevirme fırsatını kaçırmak istemiyorum. Endeksi ve hisseleri çok yakından takip ediyorum. Tüm bu kriz boyunca (kaç ay sürecekse) sizin de psikolojik ve ekonomik tüm önlemleri almanızı rica edeceğim. Eğer süreci doğru yönetirsek, güzel günler geldiğinde bayağı bir rahatlamış olacağız. Herkese kolay gelsin, lütfen hijyen kurallarına dikkat edin. Selamlar.

Print Friendly, PDF & Email

Yazar: Borsanın İzinden

Diğer Yazıları

One Comment on “Virüs Salgını ve Yarattığı Kriz Üzerine Bazı Notlarım”

  1. Akıcı bir yazı olmuş.
    Sanki sırf sitede güncel bir yazı olması için yazılmış gereksiz bir yazı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir