Üstüste Yapılan Hatalar ve Bir Stop Hikayesi, Üstelik Kripto’da.

Herkese merhaba. Ailemiz gün geçtikçe büyüyor, takip eden, değer veren herkese teşekkürler. Ayın ilk “açıklamalı teknik analiz” serisine başlayalım. Arayı açmadan, motoru soğutmadan, demiri paslandırmadan devam edelim. Her zamanki gibi, biraz gevezelik yapacağım. Bu sefer, farklı olarak, borsadan değil kripto’dan bahsedeceğim. Malum, borsamızın trendi dinlenmede, aşağı mı döner, yukarı mı devam eder belli değil. O yüzden risk iştahım o tarafta biraz azaldı ve yarım sermaye işlem yapıyorum.

Risk iştahımın bu ara çok yüksek olduğu piyasa ise, malum, Kripto piyasası. Bu piyasaya nispeten yeniyim. İlk işlemimi 2020 Kasım ayı gibi yapmıştım. Hikayesini de aşağıdaki zincirde sizlerle paylaşmıştım. Okumuşsunuzdur ama adettendir, link bırakayım:

Bu yazıda, korkara çekine 50bin yatırdığım piyasada döndüm dolaştım, spot piyasadan daha büyük kasaya ulaştım. Dışarıdan ek olarak sadece 50bin daha koydum. Bu 100binTL’yi ise an itibariyle 382binTL yaptım. Hatta geçen ekran görüntüsünü paylaşıp, sonradan pişman olup silmiştim. Şimdi yazmış olayım.

Kripto portföyümün çok kısa süre içerisinde bu kadar büyümesinde, kendi yeteneklerimin yanında, herkesin tedirginlikle izlediği ve son zamanların en çok konuşulan mevzusu olan varlık balonlarının da etkisi var. Tüm başarıyı üstüme alsam duruşumla çelişirim. Peşinen söyleyeyim.

Malum, kriptoda çok uzun süredir “ne alsan ikiye katlanıyor” denen bir varlık balonu süreci yaşadık. Ben de özellikle Etherium’da, Bitcoin’de ve Stellar’da çok ciddi paralar kazandım. Son dönemlerde de ATOM ve DOT ile kazancımı arttırdım. Bunları hala tutuyorum. Varlık balonlarıyla ilgili görüşümü biliyorsunuz, balon şişmeye devam ettikçe bir sıkıntı görmüyorum. Patladığı zaman ise yüzümde patlamaması için çeşitli risk kuralları uyguluyorum. Akıyorsa, “neden akıyor, akmaması lazım, böyle iş olmaz, temel gerçeklerden çok koptu” demem. Kovamı çıkartıp, sorgusuz sualsiz çeşmenin altına koyup, dışarı taşırmadan kovamı doldurmaya çalışıyorum. Şu ana kadar da iyi gitti. Mutlaka çeşme kapanınca, kovayı taşımaya başlayınca dışarı biraz su taşacaktır, ama aldığım kadar su bana yeter.

Peki, kriptoda hiç mi zarar etmedim? Etmem mi, ettim tabi ki. Şanslı bir dönemde kriptoyla tanışmam, zarar etmediğim anlamına gelmez. Zarar ettim, üstelik benimsediğim bazı risk kurallarını da ihlal ederek zarar ettim. Şimdi size bu mevzuları anlatacağım. Biliyorsunuz, en sağlam kurallar bile bazı piyasa şartları altında ihlal edilebilir, hiç yapmam dediğimiz şeyleri yapabiliriz. Dışarıdan bakmakla, işlemin içerisinde olmak iki devasa farklı şey. Buna şu yazımda biraz bahsetmiştim:

Uzatmayayım, mevzuya geleyim. Bir çok arkadaş bana “hocam kazanıyorsun, süper, Allah bereket versin, ama nasıl stop oluyorsun onu anlat bize” diyor. Aslında stop işi çok karıştırılıyor. Dünyanın en basit şeyi çoğu zaman. İşi zorlaştıran, o tuşa bir türlü basamamamız. Basmak için onlarca neden ve bahane uyduruyoruz kendimize. Bilinçaltımız bize çeşitli yalanlar söylüyor, bizi zarardan koruyor, süreci uzatıyor, aksiyonu geciktiriyor.

Ben bu duyguyla nasıl mücadele ediyorum? Çok basit, o duygudan sıyrılıp, o tuşa basarak. Peki nasıl basıyorum? Şimdi ondan bahsedeceğim ve size kendi stop yöntemlerimden birini anlatacağım. Bunu muhtemelen herkes biliyor ama bir de benden duyun. Hazırsanız başlıyorum.

Size anlatacağım kripto, Lite Coin. Yani LTC. Takip ettiğim grafik LTCUSD. İşlem yaptığım zaman dilimi saatlik. “hocam saatlik ne alaka” diyeceksiniz. İşte esnettiğim kurallardan biri. Spot piyasada haftalık grafik takibi yapıyorum ancak haftalık grafik, kriptoda çok hantal. Burada kendi sistemimi kurmaya çabalıyorum, o yüzden günlük, 4 saatlik ve saatlik arasında sürekli işlem yapıp hem piyasayı, hem kendimi tanımayı amaçlıyorum. İyi yol katettim ama henüz sistem tam oturmadı. Ancak acele de etmiyorum. Eninde sonunda bir sistem oturtacağım.

İşte bu sistem oturtma çabaları sırasında, Lite Coin’de pozisyon alıp, stop oldum. Şimdi size bunun hikayesini anlatacağım. Öncelikle, çizimi nasıl yaptım ondan başlayayım. İyi anlatmak için, Tradingview’in geriye gitme özelliğiyle, grafiği ilk gördüğüm zamana çektim grafiği. Her zamanki gibi, açtım ekrana tertemiz bir grafiği, başladım çizmeye. Bu sefer haftalık kadar geniş bir perspektif değil, saatlik bir perspektif bakıyoruz. Çünkü elimizde çok fazla tutmayacağız, alıp, geri satacağız, yüksek ihtimal gün içerisinde. Beyaz grafik şöyle:

Ne yapıyorduk? Önce fiyatın, çizdiğimiz zaman dilimi içerisindeki sınırlarını belirliyoruz. Fiyat en yukarıda nerelerde takılmış, en aşağıda nerelerde takılmış. Sonra da orta seviyeleri belirleyeceğiz. Buyrun:

Bu destek direnç bölgeleri, aynı zamanda arz talep bölgeleri. Yani talebin arza, arzın talebe üstün geldiği bölgeler. Üstün gelmişler ve fiyat dönmüş. Fiyatın döndüğü her yerde ya Ayı Boğayı, ya Boğa Ayıyı püskürtüyor, unutmayın. Dolayısıyla, bu seviyelerin hepsi önemli. Devam edelim, şimdi trend çizelim biraz. Önce yükselen, sonra düşen trendler. Çok basit şekilde, hem en geniş, hem de en çok temas eden trendleri çizeceğiz. Düşen trend bu grafikte gördüğümüz alan içerisinde pek yok, ancak yükselen iki adet trend var, buyrun:

Çizgiler tamam. Şimdi hareketli ortalama koyalım, grafiği biraz yaklaştıralım ve sadeleştirelim, bakalım nasıl durumlar. HO’lar yine, 50-100-200. Bu sefer saatlik haliyle. Bu grafikte en çok işimize mavi (50) hareketli ortalama yarayacak. Çünkü fiyat en çok onu sevmiş.Buyrun:

Ben bir iki ek çizimle ve yukarıdaki son haliyle bu Lite Coin’i izlemeye aldım. Çünkü direkt girecek bir durum yok. Zaman geçmesi lazım. Kendime çeşitli kurallar koydum. Şunu şunu yaparsa, girerim diye bir giriş sistematiği oluşturdum kafamda. Sonra takip etmeye başladım. Şimdi Grafiği biraz ileri alıyorum. Dediğim gibi, bu haliyle pozisyon almadım. Fiyatı takip edip, en iyi fırsatı kollamaya çalışıyorum. Zaman geçti, fırsat oluştu. Aşağıya pozisyona girdiğim grafiği ekliyorum. Biraz inceleyin, sonra ben size detaylı anlatacağım:

Neler var grafikte? geçmişten gelen bir trend var, onu attık cebe. 50’lik ortalama fiyatı taşımış, onu da attık cebe. Bir formasyon var, bir devam TOBO’su, onu da attık cebe. E, TOBO hacimli geçilmiş, fiyat sonra gelmiş onaya. Harika bir hareket. Bir de fibo 0.61 tepkisi var. Daha ne olsun, iyi bir pozisyon için gereken her şey var. Harika bir yapı. “gel bende şansını dene” diyor. Belki yukarıda anlattıklarımı görememişsinizdir, aşağıda hepsini tekrar çiziyorum. Dikkatlice bakın lütfen:

Her şey var olmasına ama, bir şey yok. Ne yok? Bir düşünün. Neyin olması gerek? Bizim rehberimiz ne? Tetikleyicimiz ne? Tabi ki fiyat. Fiyat hareketi var mı? Yok. Peki neye göre girdim bu pozisyona? DOJİ’ye göre. Peki DOJİ neydi? Savaş alanıydı, er meydanıydı. DOJİ’nin galibi belli değildi. Bir yön sinyali vermezdi, pozisyona girmek için yeterince güçlü bir tetikleyici değildi. Bunu en iyi benim bilmem lazım. Peki ben ne yaptım? “kriptoda deli gibi ralli var, doji yeterli bir sinyaldir, önemli yerde doji oluştu, giriyorum” dedim. Yani bir nevi FOMO’ya kapıldım. Tuttum bu mum kapanışından sonra aldım Litecoin’i. En önemli kurallarımdan birinden, yani hacimli tetikleyici mum kuralından saptım. Peki sonra ne oldu? Şu oldu bakın:

Gördüğünüz gibi, “tüm teknik gerekçelerden büyük bir fiyat vardır” diyen, sert bir kırmızı ayı mumu geldi. Halbuki, tecrübeli bir trader olarak benim bu tuzağa düşmemiş olmam lazımdı. Dojiden sonra mutlaka bir teyit beklemem gerekiyordu. Beklemedim. Yaptığım hatalar iki oldu. İlki, hiç benim tarzım olmamasına rağmen saatlik analiz yapmam, ikincisi, doji mumundan sonra hiç işlem açmamam gerekirken işlem açmam. Bir de üçüncü hatam var, o da position sizing. Ben, ki bu konuda çok sıkıyımdır, tuttum ne yaptım?

Nasıl olsa ne alsan gidiyor abi deyip, normalde 3 koine ayıracağım, portföy yapacağım parayı direkt Litecoin’e gömdüm. Evet, tüm parayı değil belki ama, hakettiği paradan da daha fazlasını, gömdüm.

Hatalar hatalar derken, tüm bu hikayede doğru yaptığım tek şeye geldi sora. Stop 🙂 “buradan döner, biraz taşıyayım, piyasa uygun, kriptolarda boğa var, aşağıda 100’lük ortalama var, bu ayı tuzağıdır” vesaire demeden, bu mum kapanışında pozisyonun gözünün yaşına bakmadan stop oldum. Para kaybettim, işletme giderine yazdım, konuyu kapattım. Rehber olarak hep fiyat, hep fiyat derken, fiyattan uzaklaşmanın, sinyal olarak fiyatı almamanın veya erken almanın diyetini ödedim. Saatlik kapanış gerçekleşir gerçekleşmez tuşa bastım. Peki fiyat döndü mü? Döndü. Son manzara aşağıdaki şekilde oldu, buyrun:

Fiyatın dönmesi benim için bir veri değil. Çünkü fiyat dönmeyebilirdi. Özellikle Kripto gibi riski yüksek, volatilitesi fazla, regülatörü olmayan bir piyasada mutlaka stop olmalı. Sigorta yapmak şart. Deprem olmaz olmaz, bir kere olur, ev yıkılır. Evi yıkmamaya çalışıyoruz. Dolayısıyla, ben sigortamı yaptım, stopumu oldum. Beni üzen fiyatın dönmesi değil, olamaz. Beni üzen, yılların tecrübeli traderı olarak bu üç basit hataya düşmem. Ancak, 20 yıldır da bu piyasada olsanız, ara ara fomo’ya kapılıyor, ara ara panik oluyor ve tuzağa düşüyorsunuz.

Bundan da daha normal bir şey olamaz sanırım. Amaç burada, hataları minimuma indirmek, tuzaklara minimum sayıda düşmek. Stop konusuna gelince, gördüğünüz gibi, hiç zor bir şey değil. Trend kırıldı, 50’lik ortalama kırıldı, TOBO’nun boyun çizgisi kırıldı, sağlam bir mum geldi. top olmak için bundan daha net bir mesaj olabilir mi? Olamaz. Aldım mesajı ve uyguladım. Darısı sizin başınıza dostlar. İnanın stop olma işi zor değil. Şu an fiyat geri döndü ama, ya dönmeseydi, ya tüm kripto piyasası çökseydi, ben elimde malla kalsaydım? Böyle bir şey bir trader olarak kabul edilebilir bir şey değil. Dolayısıyla, stop olunacak. O tuşa basılacak. Önce zarar kesilecek, gerisi sonra gelecek.

Teşekkürler dostlar dinlediğiniz için, biraz konudan konuya atlar gibi oldum, tekrar okuyunca, önceki yazılar kadar içime sinmedi zincirin akışı ama siz aldınız mesajı sanıyorum 🙂

Bir sonraki zincirde görüşmek üzere. Sağlıcakla kalın.

Print Friendly, PDF & Email
Yazılarımı Aşağıdaki Butonları Kullanarak Arkadaşlarınızla Paylaşabilirsiniz:

Yazar: Borsanın İzinden

Diğer Yazıları

2 Comments on “Üstüste Yapılan Hatalar ve Bir Stop Hikayesi, Üstelik Kripto’da.”

  1. Güzel bir tecrübeyi paylasmissin abi, bire bir aynı duruma stop olmayarak bugün acı bir şekilde yaşadım ve psikoloji yönetimine tecrübe hikayeleri arayışına girmişken bu güzel yazını okudum. Kalemine sağlık

  2. Hocam iyi ki stop olmuşsun benim hatam daha kötü tek ortak noktamız yine coinin Ltc olması 🙂 fiyat küçük tepeler yaparak iniyor ben ne yaptım 350 $ 1 adet al dedim nerden dedim ben aldım düşüyor tabiri oldu düşüyor ama ben izliyorum. şimdi hala elimde tutuyorum benim cezam olsun dedim her baktığımda hatamı anlıyorum stopsuz işleme girmiyorum. Eğitimleri artırdım bazı hastalıklardan kurtulmaya başladım her gün işlem açmak, stopsuz işlem açma, sağdan solda duyduğum coinlere hooopp dalmıyorum, en fazla 4 coin tutuyorum dikkatim dağılmıyor kafam rahat.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir