Hissede Dibi ve Tepeyi Bulmak İsteme Hastalığı

Arkadaşlar, endeksin hepimizin üzerinden geçtiği bu kötü Salı gününde sizi ağır içeriklerle boğmak istemiyorum. Ancak biliyorsunuz, bir yandan da sizlerle bir şey paylaşmak bağımlılık yaptı, istiyorum ki herkes bir şeyler öğrensin. O yüzden, otel odamda bir şeyler karalayacağım.

Konumuz “Hissede Dibi ve Tepeyi Bulmak İsteme Hastalığı”. Biliyorsunuz, borsamız geçen hafta (19 Mart 2019) Salı günü gördüğü 105.900’lü seviyelerden beri düşüyor, yani tam 5 gün olmuş. Bugün 97.378 ile kapattı. Yani aşağı yukarı 8.500 puan düşmüş. Twitter’da borsa ile ilgilenen insanları takip ediyorsanız herkes düşüşün başladığı daha ilk günden bir dip bulma telaşında. “Buradan döner, şurada destek var, burası trend dibi, 4 saatliklerde RSI uyumsuzluğu başladı”. Hep bir dibi bulma telaşı.

Bu sadece endekste değil, hissede de öyle, FX’te de, Kripto’da da. Bana gelen mesajları görseniz, 10 mesajın en az 6-7’si “hocam, buradan dönecek gibi bu hisse, siz ne dersiniz?” şeklinde. Neden böyle hiç düşündünüz mü?

Bu konu aslında davranışsal finans’ın en önemli konularından biri. Altında çok farklı nedenler var. Bu nedenlere ve çözümlere geçmeden önce hem size bir kitap tavsiye edeyim, hem de o kitabın içinden bir istatistik vereyim. Kitap Michael Pompian’ın yazdığı “BEHAVIORAL FINANCE AND INVESTOR TYPES” kitabı. Türkçe çevirisi ne yazık ki yok. Kitabın ismini ben türkçeye çevireyim, “Davranışsal Finans ve Yatırımcı Tipleri”. Bu kitap özellikle bu işin psikolojisini öğrenmek isteyenler için nimet. Kitapta Michael Pompian, bir borsacının (trader’ın) herhangi bir finansal enstrümanda (hisse olur, FX olur) dibi veya tepeyi bulmak istemesini bir “hastalık” olarak tanımlıyor

ve bu hastalığın aynı zehirli bir sarmaşık gibi insanın karar mekanizmasını kilitlediğini söylüyor. Pompian’ın yaptığı araştırmaya göre borsada belli bir miktar para kaybedip uzaklaşan her 100 eski borsacıdan 65’i, yaptığı en büyük hatalardan birine “dibi veya tepeyi bulmaya çalışma” şıkkını yazmış. Oran çok yüksek değil mi?

En basitinden, kendinizi düşünün, sürekli bir dip aramıyor muyuz? “Buradan dönecek bu kağıt, biraz alsam iyi olur” – “burası destek, RSI uyumsuzluğu da var, tepecek” – “Alçalan takoz var, hacim de geldi, şimdi %10 yapar bu kağıt”. Hep tanıdık örnekler değil mi?

İnanın bunların hepsini ben yaşadım. Sizin de yaşadığınıza adım gibi eminim. Ben o kadar yıldan ve tecrübeden sonra hala aynı hataya düşüyorum bazen, bu işe yeni başlayanlar nasıl düşmesin? Ama en çok mücadele etmemiz gereken psikolojik hata da bu.

Peki biraz detaya inelim, neden dibi ve tepeyi bulmaya bu kadar meraklıyız? Yine her şey dönüp dolaşıp o üç harfe bağlanıyor. E-G-O!. Çünkü “dibi buldum!” demek bizi iyi hissettiriyor, takipçiniz varsa onlarla paylaşıp takdir bekliyorsunuz, yoksa kendi egonuzu besliyorsunuz.

“Buradan bir düşse, tüm yükselişi yakalamış olurum” diye düşünüyorsunuz, üstelik eğer yükselmez de düşerse ikinci bir sorunla baş başa kalıyorsunuz: Stop olamamak. Alın size misler gibi bir toksik hareket. Dibi bulmaya çalıştınız, hata 1, stop olmadınız, hata 2. Zarar büyüdükçe büyüyor. Sonra dua edin de hisse dönsün, maliyete gelsin, satayım da kurtulayım. Bunun sonucu kaybedilen zaman, üstelik muhtemelen hisse yükseliş trendine girmesine rağmen artık psikolojiniz bozulduğu için maliyeti görür görmez satıyorsunuz.

İşte, eğer bir şeyleri düzeltmek istiyorsanız, dibi veya tepeyi tahmin etmeyi bırakın. En azından bu hastalıktan kurtulun. Biliyorum, size daha önce de bahsettiğim şeyi yaşıyorsunuz, “FOMO” – “Fear of Missing Out”. Yani “kaçırıyorum korkusu”.

“Ulan buradan dönerse kağıt uçar gider, geç kalırım, millet kazanır, ben yaya kalırım” diye düşünüyorsunuz ve bu hissiyat sizi acele ettiriyor. Ama acele etmeyin, dönsün kağıt, yükselişi görün, emin olun, hisse de kaçmıyor piyasa da. Hepsi orada, onlarcası orada bekliyor.

Bu yüzden, en iyi alım yerlerinden biri ilk yükselişin düzeltmesidir. Hisse dönsün, biraz yükselsin, eninde sonunda kar satışları gelecek, karlar cebe atılacak, maliyeti düşük olanlar veya dönüşü hasbelkader yakalamış olanlar kar realize edecek.

Satıcılar biraz açığa satacak, hisse düşüşe geçip düzeltme yapacak. İşte o zaman FIBO düzeltme seviyelerini takip edip düzeltmenin bitimine yakın alım yapın, böylece daha risksiz bir alım yapmış olursunuz. Bir örnek aşağıda:

#indes’in günlük grafiği. Bu hissede dibi tahmin etmek yerine, sarı ile işaretlediğim düzeltmelerde de girebilirdiniz. Biliyorum, tabi ki kolay değil, şimdi bitmiş grafikten çizmek kolay, o düzeltmenin düzeltme olduğunu olay anında nasıl anlayacağız diye soruyorsunuz. Ancak inanın anlaması çok zor değil, onu da paylaşacağım. Ama ben onu paylaşana kadar siz yazdıklarımla ilgili biraz kafa patlatın. Dibi veya tepeyi bulmaya çalışmayın, piyasa oluşsun, yön belli olsun, siz sonra girin. İnanın kafanız daha rahat olur.

Borsada hiç bir kararda acele etmeyin, duygusal davranmayın, hepsi karar mekanizmasınızı etkileyen ve sizi rasyonel olmaktan çıkartan şeyler. Sakin kalın, iyi analiz edin, doğru zamanı bekleyin. Bazen borsada ellerinin üstüne oturmak ve işlem yapmamak büyük avantaj.

Okuduğunuz için teşekkürler, umarım bir şeyler katmıştır bu yazı sizlere. Hafif bir yazı dedik yine uzadı. Mum Formasyonları dersine çok yakında devam edeceğim. O zamana kadar başka yazı yok, ama ben buradayım. Kalın sağlıcakla.

Not: Yazıyı sevdiyseniz aşağıdaki tuşlarla Twitter’da, Facebook’ta veya Whatsapp’ta paylaşmayı unutmayın.

Print Friendly, PDF & Email

Yazar: Borsanın İzinden

Diğer Yazıları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir