Herkes Zengin Oldu, Bir Sizin Hisse mi Gitmiyor? Tekrar Düşünün

Dostlar, arkadaşlar, canlar. Yeni yıl, yeni tur, yeni şans. Atalete yer yok, uğraşmaya, didinmeye, üretmeye, çalışmaya, kazanmaya devam. Bir süredir hem kendi işimin yoğunluğu, hem piyasanın ralliye bağlaması, hem özel işler derken sizlerden, Twitter’dan, siteden uzaktaydım. Ama yeni yılla yine bomba gibi devam. Uzun zamandır sizlerle yeni bir yazı paylaşmamıştım. Dünkü #GOODY’nin sağlam yükselişinden sonra başımdan geçen ve “bunu yazmam gerek” dediğim bir hadise yaşadım. Bu yazının içerisinde sağlam trade psikolojisi dersleri olacak. Okumaya devam edin.

Bu aşağıda görmüş olduğunuz kişi, Theodore Roosevelt. Kendisi 1901 yılında Amerika Başkanı oldu. Başkan olduğunda tarihin en genç ABD başkanıydı. 1906’da Rus-Japon savaşını bitirmeye sunduğu katkıdan dolayı Nobel Barış Ödülü aldı.

Oldukça dolu, yetkin bir biriydi. Tam bir entelektüeldi. Bir sürü kitap yazdı. Arkasında gerçekten içi dolu onlarca cümle bıraktı. Bu kitaplardan alınan bazı güzel alıntıları Goodreads’in kendisine ayırdığı sayfadan bulabilirsiniz. (link aşağıda).

  • Goodreads’in Theodore Roosevelt Alıntıları Sayfası için TIKLAYIN!
  • Beni Goodreads’te takip etmek için TIKLAYIN

Ben kendisinin tüm alıntılarını, düşüncelerini seviyor ve kendime, tarzıma yakın buluyorum. Ama bu alıntılar arasında bir tanesi var ki, bence inanılmaz anlamlı. Yine “lost in translation” olmaması için bodoslama çevireceğim: “karşılaştırma yapmak, mutluluğunuzun katilidir”

Bu cümle bence çok geniş bir konseptten, çok geniş bir bakış açısından, büyük bir pencereden bahsetse de, ben şu an kendi özelimize indirgeyeceğim ve Trade Psikolojisiyle bu alıntıyı bağlayacağım. Çünkü ortalama bir Trader’ın yaptığı en büyük hata, bu cümlede yatıyor. Hikayenin derinlerine dalmadan önce, #GOODY‘nin bir grafiğini paylaşacağım sizlerle. Bu grafikte dikdörtgen içine aldığım seviyelere dikkat edin. Grafik günlük. Fiyat 5 Aralık’tan 19 Aralık’a kadar 3.61 tepesini dövüyor. Tam 10 işlem günü bu seviye aşılamıyor. İyice inceleyin.

#GOODY’nin bu 3.60-3.61 engelini aşmaya çalıştığı, kale duvarlarını top atışlarıyla yıprattığı günlerden birinde, tam 13 aralıkta akşama doğru şu aşağıda mesajı aldım bir arkadaştan. Şöyle yazmış:

Mesajın satır aralarına bakarsanız, aslında şunu diyor: “ya millet 1’e aldı, 10’a sattı, 5’e aldı, 20’ye sattı, benimki yükselmiyor, lanet olsun böyle kağıda, millet deli paralar kazandı, ben yerimde saydım”. Yani hem kendini, hem portföyünü hep diğerleriyle karşılaştırıyor. Şimdi bu cümlede ve bu Trader arkadaşımızın düşünce yapısında çok temel yanlışlar var. Bir tane de değil üstelik. Ancak konunun başından ve ana temadan kopmamak için en sıkıntılısından gidelim:

Kabul ediyorum, en kötü kağıdın bile %30-40 yükseldiği bir ralli ortamında, gözünüzün diğer kağıtlara gitmemesi çok zor. Ancak yapacak hiç bir şey yok. Yapmanız gereken şu:

  • Ya diğer kağıtlara bakmayacaksınız.
  • Ya da bakınca bile etkilenmeyecek seviyeye ulaşacaksınız.

Diğer kağıtlara bakmamak çok zor olduğuna göre, elde tek bir şey kalıyor. O da, kağıtlara bakınca etkilenmeyecek seviyeye gelmek. Bu nasıl mümkün? Şöyle:

  • Neye göre aldığınızı ve neye göre SATACAĞINIZI, yani sisteminizi kurmak.
  • Tüm psikolojinizi buna göre şekillendirmek

Eğer bunları yapmazsanız, bir planınız yoksa, bir yol haritanız yoksa, yani boğa, rodeo sırasında sizi bir yukarı bir aşağı salladığında boğanın neresini, neden tutmanız gerektiğini bilmezseniz, düşersiniz. Kağıt sizi döker. İşin daha da kötüsü, düştükten sonra başka bir boğaya binmeye çalışırsınız, ama bindiğiniz boğa çok yorgundur, sizi bir kere daha düşürür. İlk boğa ise hala dansa devam eder, tek farkla: üzerinde siz yoksunuzdur.

Ben #GOODY‘de düşmedim, çünkü nasıl rodeo yapılır biliyorum, boğanın neresinden tutacağımı, neden orasından tutmam gerektiğini de biliyorum. Çünkü sistemim var, kendimi tanıyorum, piyasayı biliyorum, disiplinim var, stratejim var. Kurallarım var. Çünkü, kendi kendime ne zaman “lan bunu satsam mı acaba ya, çok bekletti” desem, içimdeki tecrübeli Trader şunu diyor: “Sat sinyalin oluştu mu? Belki de piyasadaki en iyi kağıt, hali hazırda elindeki kağıttır da zamanını bekliyordur”

Kısaca, piyasada her gün her 100 trader’ın belki 90’ı aynı bu mesajdaki gibi dökülüyor. Hep derler ya “çıktığım kağıt yükseldi, girdiğim kağıt düştü” diye. Asıl hikaye burada. Siz harekete başlayacak boğadan inip, yorgun boğaya biniyorsunuz. Bu arada, “ömür boyu sabredin” demiyorum. Ama şunları unutmayın: Net kurallarla bezeli bir sat sinyaliniz olacak / Bu sinyal yanmadan satmayacaksınız. Çünkü bunlar olmazsa, piyasa sizin kafanızı karıştırır, korkutur, hırslandırır, FOMO’ya sokar, pes edersiniz.

Şu çok net, duygularınızı kullanarak piyasayla SA-VA-ŞA-MAZ-SI-NIZ. Piyasa sizi şamar oğlanına çevirir (bakmayın 2.5 aylık ralli piyasasına, testeresi var, ayısı var). Dolayısıyla, piyasayla ancak kurallarınızla savaşırsınız. Bu yazdıklarımı dönün bir daha okuyun. Kendinizi ve portföyünüzü kimseyle karşılaştırmayın. Karşılaştırdığınız her an komşunun bahçesi yeşildir, olmadığınız şerit daha hızlı akar, hep en yavaş sıraya girersiniz. Sadece kendi önünüze, kendi portföyünüze bakın. Diğer kağıtların, diğer portföylerin yükselişi sizin ayağınızı yerden kesmesin, kendi başarınıza odaklanın, yere sağlam basın, ancak elinizdeki kağıt da her an yükselecekmiş gibi sabredin.

Theodore Roosevelt ile başladık, yine babanın güzel bir alıntısıyla bitirelim madem. Baba demiş ki: “Keep your eyes on the stars, and your feet on the ground.” – “Hep yıldızları hayal edin ama, yere de sağlam basın.” Selamlar, saygılar, hayırlı kazançlar dostlar.

Print Friendly, PDF & Email

Yazar: Borsanın İzinden

Diğer Yazıları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir