5 Nisan 2021 – BIST100 Endeks Değerlendirmesi

Dostlar, herkese merhaba. Üzerimizdeki pası kiri atalım, yeni haftaya ne yapacağız, stratejimiz nedir, endeks ne durumdadır beraber konuşalım. Açıklamalı endeks analizi tadında. Haydi, tertemiz, haftalık endeks grafiğiyle başlayalım, buyrun. Ne görüyoruz bu grafikte?

Öncelikle, tepede, neredeyse yıl başından beri oyalandığı bölgenin adını bir koyalım. Burası bir konsolidasyon bölgesi. En üstü ortalama 1.580’lerde. En altı ortalama 1.440’larda. O bölgeyi bir dikdörtgen içine alalım. Buyrun:

Şimdi, bu konsolidasyon bölgesinin tepesine bir çizgi çeksek, aşağıdan da, Pandemi sonrası başlayan dev trendin en başından yukarı bir trend çeksek. Elimizde kabaca bir yükselen üçgen oluyor. Evet, tepesindeki temas tek bir yere yoğunlaşmış, ama buna takılmayın. Manzara şöyle:

Sonra, bir destek bölgesi çizelim aşağıya. Uzun ince bir dikdörtgen. Fiyata baktığınızda, alt sınırı 1.200, üst sınırı 1.230 olan bu bölge çoğu zaman çok temiz çalışmış, çizdik, attık hafızaya. Son manzara şöyle oldu:

Devam. Son yükseliş dalgasının başlangıcını A aldık, bitişini B aldık. A’dan B’ye bir fibonacci retracement çektik. 0.61 düzeltmesini ekranda işaretledik. Ne gördük? Trendin dibiyle neredeyse aynı. Fiyat iki hafta önceki dev düşüşünde oradan da destek almış. Buyrun:

Bir de 50 haftalık ortalama attık ekrana. Gördüğünüz gibi, bayağı iyi çalışan, fiyatın saygı duyduğu, çekindiği, tepki verdiği bir ortalama. Dikkat ederseniz, iki hafta önceki devasa düşüşü durduran üçüncü önemli gerekçe de 50 haftalık ortalama olmuş. İnceleyeniz:

Şimdi bu yukarıdakiler fiyatı aşağıya inmekten alıkoyan olumlu teknik gerekçeler. Bir kaç tane daha var ama onlara girmeyeyim. Şimdi bir de, fiyatı yukarıya gitmekten alıkoyabilecek teknik gerekçelere bakalım. Hepsi tek grafikte, buyrun:

Neler var? Bir kere, konsolidasyon bölgesinin alt sınırı var, fiyat oraya girmekte zorlanabilir. Takribi 1.440’lara denk geliyor. Sonra, AB düşüşünün fibo 0.61’i var, takribi 1.460’lara denk geliyor. Bir de 100 günlük ortalama var. O da şu an 1.460’ta. Tekrar inceleyin. Gördüğünüz gibi, mevzu tam ortada. Terazi hafif olumluya basıyor, ancak olumsuz tarafların da ağırlığı az değil. Olumlu tarafa bir de işin psikolojisini ekleyebiliriz. Son devasa düşüşün devam edeceğini bekledi herkes geçen hafta, ancak düşüş devam etmedi.

Böylece, bizlerin risk algısı, ilk düşüş haftasına göre iyice rahatladı. Dikkat edin, kendinizden pay biçin, düşüş haftası “yandık bittik” diyordunuz. Şimdi “elim kaşınıyor, acaba bir şeyler alsam mı” diyor bir çoğunuz. “yükseliş başlarsa kaçırmak istemem” diyorsunuz.

Bugün Joseph Burns’ün (@SJosephBurns) bir tweeti vardı. “never short the dull market” diye. Yani “sakinleşen bir piyasayı shortlamayın”. Ben de aynı dakikalarda, biraz da ondan esinlenerek, “sakin piyasa boğaların dostudur” demiştim. Bununla ilgili Atölye’nin telegram grubunda bayağı uzun bir mesaj yazdım, buraya da kopyalarım. Ancak genel anlamda sakin piyasalar, piyasaların ve insanların doğası gereği yükselişe daha meyilli oluyor.

Şimdi, tüm analizleri yaptık, asıl mevzuya gelelim. Neydi asıl mevzu? Tabi ki FİYAT. Fiyatla nasıl konuşuyorduk? Tabi ki mumlarla. O zaman, biraz fiyatı anlamaya çalışalım. Tekrar en başa dönelim, temiz grafikte mumlara bakalım:

Bir kere, geçen haftanın mumunun alt gölgesi, neredeyse gövdesi kadar. Evet, kırmızı bir düşüş mumu, ama bu aşağıdaki gölge, fiyatın indiği yerlerde çok sağlam bir boğa talebi olduğunu gösteriyor. Yani orada iyi bir red yemiş fiyat ki dev bir gölge oluşmuş. Başka bir deyişle, fiyatın o bölgeleri bir çok kişiyi “alım” için ikna etmiş, talep tarafını güçlendirmiş, satıcıları zayıflatmış ve fiyat yükselmiş. Gölge de bu şekilde oluşmuş. Üstüne bir de sakin piyasa göstergesi, HARAMİ formasyonu oluşmuş. Grafiğe tekrar bakın.

Yani fiyat, “ben dönmeye hazırım” diyor. Teknik gerekçelerde de olumlu gerekçeler daha ağır basıyor. Ancak, objektif baktığımızda, manzara toz pembe değil, etraf da yemyeşil gözükmüyor. Yani masada halen riskler var. Burada şimdi şu soruyu soracaksınız kendinize:

Risk almaya hazır mıyım, risk algım nasıl, bir hafta daha bekleyebilir miyim, endeks buradan yukarı devam ederse kafamı taşlara vurur muyum, ne yapmam gerek, nasıl hissediyorum? Ben tüm bu soruları sordum, üstüne bir de tüm hisselerin haftalık grafiklerine tek tek baktım. Kağıtların bir kısmında sağlam dönüş sinyalleri var, teknik olarak anlamlı yerlerde iyi dönüş formasyonları oluşmuş. Şans verilebilecek hisseler var. Ancak eksik olan bir şey var: HACİM. Dönüşler gerekli hacme sahip değil. Dönüş mumları hacimsiz. Bu ne demek? Fiyatın döndüğüne, yani yükselişe yeterince oyuncu ikna olmamış demek. Dert mi? Bazen dert, bazen değil. Bazen bir miktar oyuncunun yükselişe ikna olması yetiyor, diğerleri sonra katılıyor. Bazen ise yetmiyor, fiyat tekrar aşağı salıyor kendini. Net bir cevabı yok.

Hacim olsa harika olurdu, ancak yok. Bunu da olumsuzlar hanesine yazabiliriz. Şimdi gelelim ben ne yapacağım sorusuna? Yine, bu tarz, terazinin bir tarafının AĞIR BASMADIĞI senaryolarda yaptığım gibi, %50 kasayla bir portföy oluşturacağım turuncu listeden. Eğer bu hafta iyi giderse, kalan %50’yi bir sonraki Pazartesi oyuna sokacağım, iyi gitmezse, “denedik olmadı” deyip köşeme çekilip daha doğru zamanı bekleyeceğim. Evet dostlar, benden bu kadar, herkes kendi risk analizini yapsın, ister beklesin, ister risk alsın.

Her şey iyidir, hoştur ama stratejin yoksa, yol haritan yoksa, planın yoksa piyasanın oyuncağı olursun. Piyasanın oyuncağı olmayalım. Herkese bol kazançlar, güneşli ve huzurlu günler, iyi akşamlar.

Print Friendly, PDF & Email
Yazılarımı Aşağıdaki Butonları Kullanarak Arkadaşlarınızla Paylaşabilirsiniz:

Yazar: Borsanın İzinden

Diğer Yazıları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir